"Vazgeçmek özgürlüktür..."
Bugün Ayşe Arman atmış bu başlığı yazısına. Okuyunca "hah!" dedim, "işte budur..."
'90 Gün Diyeti' maceramın ortasında gelen 6 günlük geziyle tüm düzenim alt üst oldu. Hatta 1 gün öncesini de sayarsam, 7 gün "off the diet" modundaydım. Çok yürüdüm ama kısıtlamadan yedim de... Döndük, 6 gün de çocuklarla bir yerlere gidildi; etti mi sana 13 gün... Pazartesi okullar açıldı, beklenen benim de normale dönmemdi. Fakat pazartesi sabahı eşimin yurtdışından gelecek iş arkadaşlarının ziyareti eşliye dönünce, 3 gün eşleriyle ilgilenmek bana düştü; yine her şey iptal!
Toplamda16 gün no diet!
Bu sabah nihayet kendimle baş başa kaldım. Tartıya çıkmak istemedim, göreceğim rakam beni birkaç ay daha bu sahalardan uzak tutabilirdi! "Tartılmayacağım ama yola devam" kararı aldım.
Yola devam ama nasıl?
16 gün aradan sonra 90 Gün Diyeti'ne devam etmek çok saçma geldi. "Bu diyette minik bozmalarda kaldığın yerden devam ediyorsun ama bu koca bir delik oldu, sistem tamamen bozuldu. Zaten 1 ay sonra tamamen sona erecekti, sen şimdi bitir; yap-boza dönmesin" diyen bir ses...
Ama bir yandan da "o kadar yol katettin, emek verdin ve o kadar da güzel neticeler aldın. Şimdi hepsini arşive mi göndereceksin?" diyen başka bir ses de içimde...
İşte bu sabah bir yandan işe gitmek için hazırlanıyorum; diğer yandan da kahvaltı mı etsem, yoksa 90 Gün Diyeti klasiği sabah kahvaltısı için portakal suyu mu hazırlasam diye düşünüyorum.
Of ben zaten kararsızın tekiyim, şimdi bir şey olmalı ve doğru kararı vermeliyim diye kıvranırken; gazetelere attım elimi, sayfaları hızlıca çevirirken o başlık : Vazgeçmek özgürlüktür...
Yazının içeriğini okumadım bile... Gazeteyi kapattım ve kendime bir bardak yeşil çay doldurdum, bir dilim kızarmış ekmek, peynir, zeytin, vs. ile klasik bir kahvaltı yaptım; mutlu, mesut, huzurlu...
Vazgeçtim ve "90 Gün Diyeti" maceramı bitirdim.
Yarından itibaren 3 günlük azottan arınma programı ile MPG Programı'nın II. Dönem Listeleri'ne başlıyorum.
Hayırlı, uğurlu olsun!
...
90 Gün Diyeti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
90 Gün Diyeti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Şubat 2012 Perşembe
25 Ocak 2012 Çarşamba
44/90
Aslında yarın 90 günlük yolculuğun yarısına ulaşmış olacaktım.
Ve normalde yarınki "45/90 Meyve Günü"nü tamamladıktan sonra, ertesi gün -46.günde - de tartılacaktım. Fakat bu akşamdan itibaren 5 gün sürecek bir seyahate çıkacağımdan, rutin tartılma günüm iptal...
(3 gün önce tartılıp boyumun ölçüsünü almıştım zaten ya, neyyse...)
İlk başladığımda -itiraf etmem gerekirse- bir süre devam eder, sonra makul bir beslenme düzeni ile devam ederim diyordum. Bu kadar dayanacağımı düşünmemiştim. Özellikle "kahvaltısız ne yaparım, asla olmaz, pes ederim" düşüncesindeydim ama alıştım. Sabah kalkınca aç hissetmiyordum, portakal suyu iyi geliyordu. Öğle ve akşam yemeklerinin değişen yemek düzeni de bıkkınlığı önlüyordu. Arada olan liste dışı veya abartılı yeme durumları da işin bana göre tadı tuzuydu ve abartmadıkça sorun yoktu!
Ama dedim ya, abartmadıkça...
Ben 2 gündür abarttım maalesef!
Sebepleri tartışılır tabi ama oldu bir kaza diyelim, konuyu kapatalım.
Bugün karbonhidrat günü ama listeler tepetaklak olduğundan, bugünü mümkün mertebe hafif tamamlamak hedefim. Yarından itibaren 5 gün ise, kahvaltı da dahil olmak üzere sistemin tamamen dışına çıkmak zorunda kalacağım. Babamın bir lafı vardır; "misafir ev sahibinin kuzusudur" der... Zaman az, ziyaret edilecek hane çok olunca; 2-3 saat arayla misafir olduğumuz mükellef hazırlanmış sofralarda, ev sahiplerinin gözünüzün içine bakarak yaptığı servislerde kendinizi "kuzu" hissetmemeniz imkânsız zaten! Bunu 2 sene evvel yaşadığım tecrübeyle söylüyorum. Yine aynısını yaşayacağımı biliyorum da en az hasarla nasıl atlatırım onu bilmiyorum. Tek güvendiğim bol bol yürüyecek olmam!
31 Ocak'a kadar, kalın sağlıcakla...
Ve normalde yarınki "45/90 Meyve Günü"nü tamamladıktan sonra, ertesi gün -46.günde - de tartılacaktım. Fakat bu akşamdan itibaren 5 gün sürecek bir seyahate çıkacağımdan, rutin tartılma günüm iptal...
(3 gün önce tartılıp boyumun ölçüsünü almıştım zaten ya, neyyse...)
İlk başladığımda -itiraf etmem gerekirse- bir süre devam eder, sonra makul bir beslenme düzeni ile devam ederim diyordum. Bu kadar dayanacağımı düşünmemiştim. Özellikle "kahvaltısız ne yaparım, asla olmaz, pes ederim" düşüncesindeydim ama alıştım. Sabah kalkınca aç hissetmiyordum, portakal suyu iyi geliyordu. Öğle ve akşam yemeklerinin değişen yemek düzeni de bıkkınlığı önlüyordu. Arada olan liste dışı veya abartılı yeme durumları da işin bana göre tadı tuzuydu ve abartmadıkça sorun yoktu!
Ama dedim ya, abartmadıkça...
Ben 2 gündür abarttım maalesef!
Sebepleri tartışılır tabi ama oldu bir kaza diyelim, konuyu kapatalım.
Bugün karbonhidrat günü ama listeler tepetaklak olduğundan, bugünü mümkün mertebe hafif tamamlamak hedefim. Yarından itibaren 5 gün ise, kahvaltı da dahil olmak üzere sistemin tamamen dışına çıkmak zorunda kalacağım. Babamın bir lafı vardır; "misafir ev sahibinin kuzusudur" der... Zaman az, ziyaret edilecek hane çok olunca; 2-3 saat arayla misafir olduğumuz mükellef hazırlanmış sofralarda, ev sahiplerinin gözünüzün içine bakarak yaptığı servislerde kendinizi "kuzu" hissetmemeniz imkânsız zaten! Bunu 2 sene evvel yaşadığım tecrübeyle söylüyorum. Yine aynısını yaşayacağımı biliyorum da en az hasarla nasıl atlatırım onu bilmiyorum. Tek güvendiğim bol bol yürüyecek olmam!
31 Ocak'a kadar, kalın sağlıcakla...
24 Ocak 2012 Salı
43/90
"Ben dünde tutuklu kaldım..."
Bir yandan tartı sonucunu salim kafayla analiz etmeye çalışıyorum, bir yandan da "amaann boşver, git gel bakarsın..." diye hiiç kafa yormak istemiyorum...
Bütün bu gelgitlerin sonucu olarak; nişasta günü olmasına rağmen, yeme düzeni iptal!
Sabah yine meyve suyumu içtim (mandalina) ama sonrasında öğle yemeği, akşam yemeği ve gece çay faslında yediklerim de göstermiştir ki; ben yarınki tatil moduna çoktan girdim!
Bir yandan tartı sonucunu salim kafayla analiz etmeye çalışıyorum, bir yandan da "amaann boşver, git gel bakarsın..." diye hiiç kafa yormak istemiyorum...
Bütün bu gelgitlerin sonucu olarak; nişasta günü olmasına rağmen, yeme düzeni iptal!
Sabah yine meyve suyumu içtim (mandalina) ama sonrasında öğle yemeği, akşam yemeği ve gece çay faslında yediklerim de göstermiştir ki; ben yarınki tatil moduna çoktan girdim!
23 Ocak 2012 Pazartesi
42/90
Bu sabah işgüzarlık yaptım, kendi kendime tuzak kurdum!
Hani 8 günde bir -yani 2 periotta bir- tartılıyordum ya... Bunu her periot bitiminde yapayım dedim. Böylece hem periotta kaçak varsa tespit de edecektim.
Dediğimi yaptım ve bu sabah tartıldım. +600 gr. görünce de sabah sabah şok oldum!
Oynamıyorum... Bunu da saymıyorum!
Dört gözle beklediğim "protein günü" bir anda çok saçma geldi, iştahımın hepsi gitti...
Sandım, yanıldım...
Sabah yine portakal suyumu içtim.
Öğleyin çocuklarla mükemmel bir kahvaltı yaptık. Öyle çok yemişim ki, akşam 18:30'da daha karnım toktu! Fakat çocukların karnelerini kutlamak üzere, daha evvel iptal ettiğimiz bir programı yapalım dedik ve acıkmadığı halde bir insan nasıl o kadar yiyebilir; kendim bizzat yaşayarak gördüm...
Çıkışta bir de sinema yaptık ve 2 yarıda popcorn aşkıma daha fazla direnemedim, orta boyun yarısını ancak yiyebildim, paketi kapattım!
Ben bugün mide fesadından nasıl hastanelik olmadım, hayret!
Halbuki sabah tartıda, mesela -600 gr. görseydim, böyle olur muydu hiç!
Hani 8 günde bir -yani 2 periotta bir- tartılıyordum ya... Bunu her periot bitiminde yapayım dedim. Böylece hem periotta kaçak varsa tespit de edecektim.
Dediğimi yaptım ve bu sabah tartıldım. +600 gr. görünce de sabah sabah şok oldum!
Oynamıyorum... Bunu da saymıyorum!
Dört gözle beklediğim "protein günü" bir anda çok saçma geldi, iştahımın hepsi gitti...
Sandım, yanıldım...
Sabah yine portakal suyumu içtim.
Öğleyin çocuklarla mükemmel bir kahvaltı yaptık. Öyle çok yemişim ki, akşam 18:30'da daha karnım toktu! Fakat çocukların karnelerini kutlamak üzere, daha evvel iptal ettiğimiz bir programı yapalım dedik ve acıkmadığı halde bir insan nasıl o kadar yiyebilir; kendim bizzat yaşayarak gördüm...
Çıkışta bir de sinema yaptık ve 2 yarıda popcorn aşkıma daha fazla direnemedim, orta boyun yarısını ancak yiyebildim, paketi kapattım!
Ben bugün mide fesadından nasıl hastanelik olmadım, hayret!
Halbuki sabah tartıda, mesela -600 gr. görseydim, böyle olur muydu hiç!
22 Ocak 2012 Pazar
41/90
Bu meyve günü hiç falsosuz bittiyse, yarınki "Protein Günü"nü hayal ettiğim içindir; bu böyle biline...
Bugün bütün çeldiricilere "hayııırrr!" dediğim için kendime dünyadaki bütün artıları ve yıldızları gönderiyorum :)
+++++++++++++++++++++++++++.....
*******************************.....
Bugün bütün çeldiricilere "hayııırrr!" dediğim için kendime dünyadaki bütün artıları ve yıldızları gönderiyorum :)
+++++++++++++++++++++++++++.....
*******************************.....
21 Ocak 2012 Cumartesi
40/90
Öğle yemeğinde sebzeli pizza veya domates soslu makarna yemek istemedi canım çünkü gözümü çocuklara sabah kahvaltısı için aldığım simitlerin artanına diktim.
Pizza veya makarna hamur işiyse, simit de öyle...
Yanında peynir yiyememek zor olsa da, olsun varsın. Tost makinasında ısıtıp çıtır halae getirdiğim simit, annemin sele zeytini, yeşil kırma zeytin, sarımsak ve acı biberli domates sosu (yaz mahsulü), köz biber, boll maydanoz-dereotu, az ceviz ve tabi ki yeşil çay ile hem kahvaltı gibi bir öğün yaptım, hem de kuralları bozmadım.
Saat 16:00'da halk ekmekte satılan "fındık ve üzümlü ekmek" + 1 çubuk bitter çikolata ve 1 büyük kupa bitki çayı ile yine listeye sadık kaldım. Bu öğünle de günü tamamlamış olduğumu düşünüyordum.
Saat 19:30'daki 1/2 tabak kadar mantarli spagettiyi yemeseydim, kendime en kocaman yıldızı verecektim bugün için...
Neyse ki gece çayının yanında hiçbir şey yoktu...
Yani;
- 19:30 Mantarlı spagetti
+ Gece çayının "sade" olması
Pizza veya makarna hamur işiyse, simit de öyle...
Yanında peynir yiyememek zor olsa da, olsun varsın. Tost makinasında ısıtıp çıtır halae getirdiğim simit, annemin sele zeytini, yeşil kırma zeytin, sarımsak ve acı biberli domates sosu (yaz mahsulü), köz biber, boll maydanoz-dereotu, az ceviz ve tabi ki yeşil çay ile hem kahvaltı gibi bir öğün yaptım, hem de kuralları bozmadım.
Saat 16:00'da halk ekmekte satılan "fındık ve üzümlü ekmek" + 1 çubuk bitter çikolata ve 1 büyük kupa bitki çayı ile yine listeye sadık kaldım. Bu öğünle de günü tamamlamış olduğumu düşünüyordum.
Saat 19:30'daki 1/2 tabak kadar mantarli spagettiyi yemeseydim, kendime en kocaman yıldızı verecektim bugün için...
Neyse ki gece çayının yanında hiçbir şey yoktu...
Yani;
- 19:30 Mantarlı spagetti
+ Gece çayının "sade" olması
20 Ocak 2012 Cuma
39/90
Evden çıkmadım.
Çocuklar erken geldiler bugün, rutin ev işleri ile meşguldüm. Bacaklarımın arkaları hâlâ acıyor, inanılır gibi değil! Bugün spor yok, dinlendiriyorum kasları...
Nişasta günü diye, öğle için patatesli salata hazırladım kendime. Ama diğer zamanlardaki gibi "kokmayayım" sorunu olmadan bol soğanlı ve diğer yeşillikleri, sosları ile çok lezzetli bir salata oldu.
Akşam ise annemden rica ettiğim 'patates, havuç, bezelyeli enginar' kesmedi, biraz da nohut ve pilav yedim (-)...
Bu sabah gelen köy sütüyle, bademli muhallebi yaptım yine. Çok sevdi çocuklar; hem kolay, hem sağlıklı diye dadandım ben de... Bir ara çikolata soslu yalancı tavuk göğsü / brüksel muhallebisini çok istiyorlardı ama o tarifteki un ve yağ hafiflik ve sağlık konusunda çok da masum gelmediğinden, yeni favorimizle devam ediyoruz şimdilerde...
İşte gece çayın yanında bu tatlıdan küçük bir kase yemek üzere niyeti bozmuştum ama son anda aklıma hurma geldi. Tatlı seçimimi hurmadan yana kullanarak "+" alırken, sonrasında çay servisi yapmak için mutfağa gelip giderken atıştırdığım 2-3 parça tuzlu susamlı gevrekler bana "-" kazandırdı!
Yani günün özeti;
+ Bademli muhallebiye yüz vermeme
- Nohut ve pilav
- Tuzlu, susamlı gevrekler
Çocuklar erken geldiler bugün, rutin ev işleri ile meşguldüm. Bacaklarımın arkaları hâlâ acıyor, inanılır gibi değil! Bugün spor yok, dinlendiriyorum kasları...
Nişasta günü diye, öğle için patatesli salata hazırladım kendime. Ama diğer zamanlardaki gibi "kokmayayım" sorunu olmadan bol soğanlı ve diğer yeşillikleri, sosları ile çok lezzetli bir salata oldu.
Akşam ise annemden rica ettiğim 'patates, havuç, bezelyeli enginar' kesmedi, biraz da nohut ve pilav yedim (-)...
Bu sabah gelen köy sütüyle, bademli muhallebi yaptım yine. Çok sevdi çocuklar; hem kolay, hem sağlıklı diye dadandım ben de... Bir ara çikolata soslu yalancı tavuk göğsü / brüksel muhallebisini çok istiyorlardı ama o tarifteki un ve yağ hafiflik ve sağlık konusunda çok da masum gelmediğinden, yeni favorimizle devam ediyoruz şimdilerde...
İşte gece çayın yanında bu tatlıdan küçük bir kase yemek üzere niyeti bozmuştum ama son anda aklıma hurma geldi. Tatlı seçimimi hurmadan yana kullanarak "+" alırken, sonrasında çay servisi yapmak için mutfağa gelip giderken atıştırdığım 2-3 parça tuzlu susamlı gevrekler bana "-" kazandırdı!
Yani günün özeti;
+ Bademli muhallebiye yüz vermeme
- Nohut ve pilav
- Tuzlu, susamlı gevrekler
19 Ocak 2012 Perşembe
38/90
Öğleyin randevumuz vardı eşimle gitmemiz gereken...
Hep yaptığımız gibi; arabayı uzak bir otoparka bırak, yürü yürü, tekneyle karşıya, sonra yine yürü yürü, dolmuş, yürü yürü işleri hallet ve aynı şekilde geri dön...
Bugün arabayı bıraktığımız saat 11:30 olunca, mecburen öğle yemeğini aradan çıkartmak gerekti. Protein günü olunca, et ve salata en kolay bulunacak menü olduğundan hemen bildiğimiz bir yere girdik. Çok üşüdüğümden ve mercimek de bir çeşit bitkisel protein sayıldığından -ama içinde un var mıdır yok mudur diye hesap yapmadan-; önce mercimek çorbası söyledim, sonra da yağsız ve susuz et kavurma ve yağsız salata... Eşim de aynı menüyü istedi ama onun çorbası "paça"... Sevdiğini bildiğimden ısrar ettim; dayanamadı bir de özbek pilavı söyledi. Fakat pilav tepeleme gelince, müsebbibi de ben olunca; yardım etme bâbında 3 çatal da pilavdan aldım. Sonrasında bütün gün eşimin midesi yandı durdu, ben de üzüldüm gerçekten; "bir daha da kim ne isterse onu yesin, karışmayacağım" diye kendime söz verdim. Tabî tutabilirsem!
Karşıya geçince baktık daha 1 saat var, süt-iş'e girdik. Salep = Süt olduğuna göre ve bugün de süt serbest olduğuna göre, salep içmekti niyetim. Ama sonra, içindeki şekerden dolayı doğru olmayacağını söyledi içsesim. "Sadece karbonhidrat gününde 2-3 top dondurmaya izin var" diye hatırlattı! İkna oldum; sade bir Türk kahvesi ile yetindim, hatta yanında ikram edilen lokumu bile yemedim ve kendime kocaman bir alkış gönderdim.
Eve döndüğümde saat 17:00 olmuştu. Yemek vakti ama hiç aç değilim diye düşünmeme rağmen, saati geçirmemeye karar verdim. Kendime yeşil çay + sucuklu tek yumurta + 2küçük dilim ev ekmeği ile kahvaltı hazırladım. Tam o sırada, geçen gün annemin yaptığı etli yaprak sarma hakkımın dolapta olduğu aklıma geldi! N'olacak şimdi? Hangisinden vazgeçeyim? Hiçbirinden vazgeçmedim, güzelce doyurdum karnımı. Saat 21:00 gibi de bir bardak süt içerek günü bitiririm inşallah...
Ve son olarak, eve geldiğimde adım ölçerimdeki sayı yaklaşık 7.800 idi. Yatana kadar 10.000 adımı tamamlayacak ve dailymile tabloma 4.5 km. ekleyerek güncelleyeceğim.
* * *
Yarın karne günü. Tüm çocuklarımıza ve annelerine (!) iyi tatiller dilerim.
Hep yaptığımız gibi; arabayı uzak bir otoparka bırak, yürü yürü, tekneyle karşıya, sonra yine yürü yürü, dolmuş, yürü yürü işleri hallet ve aynı şekilde geri dön...
Bugün arabayı bıraktığımız saat 11:30 olunca, mecburen öğle yemeğini aradan çıkartmak gerekti. Protein günü olunca, et ve salata en kolay bulunacak menü olduğundan hemen bildiğimiz bir yere girdik. Çok üşüdüğümden ve mercimek de bir çeşit bitkisel protein sayıldığından -ama içinde un var mıdır yok mudur diye hesap yapmadan-; önce mercimek çorbası söyledim, sonra da yağsız ve susuz et kavurma ve yağsız salata... Eşim de aynı menüyü istedi ama onun çorbası "paça"... Sevdiğini bildiğimden ısrar ettim; dayanamadı bir de özbek pilavı söyledi. Fakat pilav tepeleme gelince, müsebbibi de ben olunca; yardım etme bâbında 3 çatal da pilavdan aldım. Sonrasında bütün gün eşimin midesi yandı durdu, ben de üzüldüm gerçekten; "bir daha da kim ne isterse onu yesin, karışmayacağım" diye kendime söz verdim. Tabî tutabilirsem!
Karşıya geçince baktık daha 1 saat var, süt-iş'e girdik. Salep = Süt olduğuna göre ve bugün de süt serbest olduğuna göre, salep içmekti niyetim. Ama sonra, içindeki şekerden dolayı doğru olmayacağını söyledi içsesim. "Sadece karbonhidrat gününde 2-3 top dondurmaya izin var" diye hatırlattı! İkna oldum; sade bir Türk kahvesi ile yetindim, hatta yanında ikram edilen lokumu bile yemedim ve kendime kocaman bir alkış gönderdim.
Eve döndüğümde saat 17:00 olmuştu. Yemek vakti ama hiç aç değilim diye düşünmeme rağmen, saati geçirmemeye karar verdim. Kendime yeşil çay + sucuklu tek yumurta + 2küçük dilim ev ekmeği ile kahvaltı hazırladım. Tam o sırada, geçen gün annemin yaptığı etli yaprak sarma hakkımın dolapta olduğu aklıma geldi! N'olacak şimdi? Hangisinden vazgeçeyim? Hiçbirinden vazgeçmedim, güzelce doyurdum karnımı. Saat 21:00 gibi de bir bardak süt içerek günü bitiririm inşallah...
Ve son olarak, eve geldiğimde adım ölçerimdeki sayı yaklaşık 7.800 idi. Yatana kadar 10.000 adımı tamamlayacak ve dailymile tabloma 4.5 km. ekleyerek güncelleyeceğim.
* * *
Yarın karne günü. Tüm çocuklarımıza ve annelerine (!) iyi tatiller dilerim.
90 Gün Diyeti: Analiz 5
Sabah yine bacaklarım ağrıyarak kalktım. Anlaşılan 3 gün 30 dakikadan sonra 60 dakikaya geçiş zorlamış; olsun! Bugün koşturmacalı ve bol yürümeli bir gün olacak, o yüzden ekstar spor yapmayı düşünmüyorum.
Kahvaltıyı hazırladıktan sonra, tartı faslını halledeyim dedim. Ödevlerini yapmış öğrencinin rahat psikolojisiyle çıktım tartıya. Yeme düzeninde minik delmeler olsa da, düzeni çok da sarsmamıştım. Üstüne üstlük, son 4 gündür spor da eklenmişti programa. E, bundan iyisi can sağlığı değil mi?
Tartıya çıktım, hiç rakamlara bakmıyorum; karşıya bakarak bekliyorum ki ölçümünü bitirsin. Birkaç saniye sonra panele baktığımda, kilo göstergesi geçmiş, yağ oranını gösteriyor. Altta yeni ölçüm, üstte bir önceki ölçüm sonucu: Yağ geçen ölçümle aynı, su aynı, kas aynı... Hadiii, n'oluyoruz diye bekledim, tekrar başa döndü, kiloyu tekrar verdi: 97,9 kg... Geçen ayki ölçüm: 97,8 kg..
Hmmm...
+100 gr.
1 ayı geçti bu sisteme başlayalı, her ay tartıda eksilme gördüm çok şükür. Demek duraklama evresine geldik. Belki sporun da etkisi oldu, bilemiyorum. Aslında geçen ölçüm tam regl öncesiydi ve o rakamlar beklediğimden iyi çıkmıştı... Şimdi ödeştik mi ne! Her neyse; sevindirici olan, yağ ve suyun aynı olması...
Önümüzdeki 8 güne bakalım şimdi...
Yeme düzeni aynı, spor da Leslie veya bant şeklinde devam edecek...
Su içmede zaten sorun yok.
Bu önümüzdeki 8 günü hiç falso vermeden bitirmem lazım çünkü sonraki 5 gün -mini tatil sebebiyle- düzen biraz tepetaklak olabilir...
Herkese kolay gelsin...
Kahvaltıyı hazırladıktan sonra, tartı faslını halledeyim dedim. Ödevlerini yapmış öğrencinin rahat psikolojisiyle çıktım tartıya. Yeme düzeninde minik delmeler olsa da, düzeni çok da sarsmamıştım. Üstüne üstlük, son 4 gündür spor da eklenmişti programa. E, bundan iyisi can sağlığı değil mi?
Tartıya çıktım, hiç rakamlara bakmıyorum; karşıya bakarak bekliyorum ki ölçümünü bitirsin. Birkaç saniye sonra panele baktığımda, kilo göstergesi geçmiş, yağ oranını gösteriyor. Altta yeni ölçüm, üstte bir önceki ölçüm sonucu: Yağ geçen ölçümle aynı, su aynı, kas aynı... Hadiii, n'oluyoruz diye bekledim, tekrar başa döndü, kiloyu tekrar verdi: 97,9 kg... Geçen ayki ölçüm: 97,8 kg..
Hmmm...
+100 gr.
1 ayı geçti bu sisteme başlayalı, her ay tartıda eksilme gördüm çok şükür. Demek duraklama evresine geldik. Belki sporun da etkisi oldu, bilemiyorum. Aslında geçen ölçüm tam regl öncesiydi ve o rakamlar beklediğimden iyi çıkmıştı... Şimdi ödeştik mi ne! Her neyse; sevindirici olan, yağ ve suyun aynı olması...
Önümüzdeki 8 güne bakalım şimdi...
Yeme düzeni aynı, spor da Leslie veya bant şeklinde devam edecek...
Su içmede zaten sorun yok.
Bu önümüzdeki 8 günü hiç falso vermeden bitirmem lazım çünkü sonraki 5 gün -mini tatil sebebiyle- düzen biraz tepetaklak olabilir...
Herkese kolay gelsin...
18 Ocak 2012 Çarşamba
37/90
Mecburiyetten evde!
Yardımcı teyzemiz acil bir durum için 5 gün yok! Çocukların ikisi gezmeye gitti, büyük ise evde; az önce kalktı. Dünkü miskinliğin, pineklemenin acısı bugün çıkacak; işler elimden öper! Bakalım benim "adım ölçer" bugün bana kaç yazacak...
Meyve günü olması sebebiyle güne biraz tedirgin başladım. Malum geçen sefer çok acıkmış ve hatta mini delmeler de yaşamıştım. Bugün de aynı dellenmeleri yaşar mıyım diye tetikteyim ama şu ana kadar iyi gidiyor bakalım...
Bir de yarın tartı günü; unutma "her tercih bir vazgeçiştir"...
Yardımcı teyzemiz acil bir durum için 5 gün yok! Çocukların ikisi gezmeye gitti, büyük ise evde; az önce kalktı. Dünkü miskinliğin, pineklemenin acısı bugün çıkacak; işler elimden öper! Bakalım benim "adım ölçer" bugün bana kaç yazacak...
Meyve günü olması sebebiyle güne biraz tedirgin başladım. Malum geçen sefer çok acıkmış ve hatta mini delmeler de yaşamıştım. Bugün de aynı dellenmeleri yaşar mıyım diye tetikteyim ama şu ana kadar iyi gidiyor bakalım...
Bir de yarın tartı günü; unutma "her tercih bir vazgeçiştir"...
17 Ocak 2012 Salı
36/90
Miskin geçen bir gündü.
Çocuklar okula gitmeyince, ben de evde kaldım. Ev işi yapacaktım güya ama nerdee... Hava buz gibi, battaniyenin altında büzüldüm kaldım... Biraz kitap-gazete okudum, bir ara film izledim, arada da uyukladım.
Öğle yemeği için geçen karbonhidrat gününde makarna yemiştim, bugün de pizza yemek istedim. Sebzeli pizza söyledik çocuklarla, ince hamurlu. Çok güzeldi ama sebzesi azdı. İki seferdir niyetleniyorum, kendim yapayım diye ama malzemelerini bir gün önceden tedarik etmediğim için yapamıyorum.
Arada 1/4 elma yedim; midem ekşiyordu, bastırmak istedim. İyi geldi.
Akşam yemeği için 1 dilim sade kek ve 1 çubuk bitter çikolata vardı planımda. Fakat mantarlı spaghettiye dayanamadım, kek yerine 1 tabak makarna yedim.
(Birbirinin yerine yenmiyor aslında çünkü pizza veya makarna seçeneğinden birini öğle yemeği için yiyebiliyoruz. Akşam ise; sade kek veya 2-3 kurabiye veya 2-3 top dondurma ve bunlara ilaveten 30-40 gr. kadar bitter çikolata yenebiliyor.)
Anneciğim etli yaprak sarma yapmış sağolsun, minik minik uğraşmış. Çok zordu dayanmak ama yemedim (1 tane tadına baktım sadece) ve kendi payımı 2 gün sonraki protein gününde yemek üzere ayırdım.
Az sonra çayın yanında bitter çikolatamı ve içimi çok bayarsa da 1/2 tuzlu çubuk veya mini tuzlu kurabiyemi yiyeceğim ve bir karbonhidrat gününü daha mutlu mesut bitireceğim inşallah...
Bu arada sporda 3. günüm olacak bu gece ve yine 30 dakikalık "Walk away the pounds (2 miles)" ile yürüyeceğim. Hafif bir video aslında ama başlangıç için iyi geldi. Yaptığım program şöyle:
Çocuklar okula gitmeyince, ben de evde kaldım. Ev işi yapacaktım güya ama nerdee... Hava buz gibi, battaniyenin altında büzüldüm kaldım... Biraz kitap-gazete okudum, bir ara film izledim, arada da uyukladım.
Öğle yemeği için geçen karbonhidrat gününde makarna yemiştim, bugün de pizza yemek istedim. Sebzeli pizza söyledik çocuklarla, ince hamurlu. Çok güzeldi ama sebzesi azdı. İki seferdir niyetleniyorum, kendim yapayım diye ama malzemelerini bir gün önceden tedarik etmediğim için yapamıyorum.
Arada 1/4 elma yedim; midem ekşiyordu, bastırmak istedim. İyi geldi.
Akşam yemeği için 1 dilim sade kek ve 1 çubuk bitter çikolata vardı planımda. Fakat mantarlı spaghettiye dayanamadım, kek yerine 1 tabak makarna yedim.
(Birbirinin yerine yenmiyor aslında çünkü pizza veya makarna seçeneğinden birini öğle yemeği için yiyebiliyoruz. Akşam ise; sade kek veya 2-3 kurabiye veya 2-3 top dondurma ve bunlara ilaveten 30-40 gr. kadar bitter çikolata yenebiliyor.)
Anneciğim etli yaprak sarma yapmış sağolsun, minik minik uğraşmış. Çok zordu dayanmak ama yemedim (1 tane tadına baktım sadece) ve kendi payımı 2 gün sonraki protein gününde yemek üzere ayırdım.
Az sonra çayın yanında bitter çikolatamı ve içimi çok bayarsa da 1/2 tuzlu çubuk veya mini tuzlu kurabiyemi yiyeceğim ve bir karbonhidrat gününü daha mutlu mesut bitireceğim inşallah...
Bu arada sporda 3. günüm olacak bu gece ve yine 30 dakikalık "Walk away the pounds (2 miles)" ile yürüyeceğim. Hafif bir video aslında ama başlangıç için iyi geldi. Yaptığım program şöyle:
- İlk 3 gün (15-16-17 Ocak) "Walk away the pounds (2 miles)"
- 18- 25 arası 3 ve 4 mil videolarından seçmece
- 25-30 Ocak arasında mola
- 31 Ocaktan itibaren sabah "Walk at Home - 5 Mile Fat Burning Walk (68 min)" videosu
- 31 Ocaktan itibaren akşam yatmadan Callanetics veya Slim in 6...
16 Ocak 2012 Pazartesi
35/90
Öylesine bir gündü.
Gün her zamanki gibi başladı aslında ama ilerleyen saatlerde kendimi keyifsiz, yorgun ve mutsuz hissettiğimi farkettim; sebebini bilemeden... "İyi misiniz?" diye sordular iş arkadaşlarım, "N'oluyorsun?" diye sordum ben de kendime ama cevap veremedim; havaya bağladım...
Bloglara göz atarken ekmekçi kız yazısında "Bugün Mutsuz Olmak Hakkınız" diye başlık atmış. İlginç geldi, göz atınca da şaşırdım; benim durumumu da bu '3. pazartesi' durumu açıklar mı ki?
* * *
Nişasta Gününü az buçuk hasarla kapattım...
Öğle yemeğinde sorun yoktu ama 17:00den sonra midemin sürekli zil çalma durumuyla başa çıkamadım, 2 kere akşam yemeği yedim. Neyse ki, çayın yanındaki "sütlü nuriye ve susamlı gevrekler" beni baştan çıkaramadı; sadece kastamonu çekme helvadan 1 ısırık alıp bıraktım, 3 hurma+1/2 susamlı çubuk ile işi bitirdim.
* * *
Bu arada vahim (!) bir şey paylaşmak istiyorum:
Bu sabah ADIM ÖLÇER'imi tekrar kullanmaya başladım.
Saat 13:30'a kadar işteydim. Bu saat itibariyle A. ÖLÇER'de görünen sayı sadece 400 idi!
Sonrasında çarşıdaki işlerimi hallettim ve yürüyerek eve geldim. A. Ölçer'deki sayı 3936 olmuş!
Eve gelince çıkardım a.ölçeri, sonra da unuttum tekrar takmayı ama yuvarlak hesap şu ana kadar 4000 adım atmış sayayım kendimi...
Şu anda başka bir aktivite yapmadan yatarsam, 4000 adım ile gün bitecek! Değil kilo vermek, korumak için bile yetmeyecek bir rakam!
Daha da kötüsü, eğer çarşıda işim olmasaydı; yaklaşık 500 adım ile günü bitirecektim!
E, hani kilo vermek için yaklaşık 10.000 adım gerekliydi!
Hadi yap bakalım hesabını ve al dersini !
Gün her zamanki gibi başladı aslında ama ilerleyen saatlerde kendimi keyifsiz, yorgun ve mutsuz hissettiğimi farkettim; sebebini bilemeden... "İyi misiniz?" diye sordular iş arkadaşlarım, "N'oluyorsun?" diye sordum ben de kendime ama cevap veremedim; havaya bağladım...
Bloglara göz atarken ekmekçi kız yazısında "Bugün Mutsuz Olmak Hakkınız" diye başlık atmış. İlginç geldi, göz atınca da şaşırdım; benim durumumu da bu '3. pazartesi' durumu açıklar mı ki?
* * *
Nişasta Gününü az buçuk hasarla kapattım...
Öğle yemeğinde sorun yoktu ama 17:00den sonra midemin sürekli zil çalma durumuyla başa çıkamadım, 2 kere akşam yemeği yedim. Neyse ki, çayın yanındaki "sütlü nuriye ve susamlı gevrekler" beni baştan çıkaramadı; sadece kastamonu çekme helvadan 1 ısırık alıp bıraktım, 3 hurma+1/2 susamlı çubuk ile işi bitirdim.
* * *
Bu arada vahim (!) bir şey paylaşmak istiyorum:
Bu sabah ADIM ÖLÇER'imi tekrar kullanmaya başladım.
Saat 13:30'a kadar işteydim. Bu saat itibariyle A. ÖLÇER'de görünen sayı sadece 400 idi!
Sonrasında çarşıdaki işlerimi hallettim ve yürüyerek eve geldim. A. Ölçer'deki sayı 3936 olmuş!
Eve gelince çıkardım a.ölçeri, sonra da unuttum tekrar takmayı ama yuvarlak hesap şu ana kadar 4000 adım atmış sayayım kendimi...
Şu anda başka bir aktivite yapmadan yatarsam, 4000 adım ile gün bitecek! Değil kilo vermek, korumak için bile yetmeyecek bir rakam!
Daha da kötüsü, eğer çarşıda işim olmasaydı; yaklaşık 500 adım ile günü bitirecektim!
E, hani kilo vermek için yaklaşık 10.000 adım gerekliydi!
Hadi yap bakalım hesabını ve al dersini !
15 Ocak 2012 Pazar
34/90
Dün gece yatmadan herkesi tembihledim: Sabah erken kalkmak yok, ona göre!
Bunun iki sebebi vardı:
Birincisi; hafta içi okul, hafta sonu ders-kurs derken, her sabah alarmla uyanmak mecburiyetinden kurtulmak.
İkincisi; ailenin pazar kahvaltısı saatini, benim protein gününün öğle yemeğine denk getirmek.
Saat 10:00 da kalktım, eşimle kendime birer bardak portakal suyu hazırladım. Yeni beslenme düzenimde vücudun alıştığı kahvaltı saatini kaçırmamış olayım diye... Sonra biraz daha miskinlik yaptım, gazetelere göz attım, vs. derken 12:00'de kahvaltıya oturduk. Bal, reçel, vs. tatlı türler hariç, istediğim her şeyi yedim; 1/4 simit, 1 dilim ev ekmeği, ceviz ve sucuk da dahil...
Tam kahvaltıdan kalktık, üst komşum kahveye çağırdı. Oğlu asker dağıtımına geldi dün akşam, gitmek istiyordum zaten. Hemen dolaptan geçen gün oğlanın pastasının süslemesi için hazırladığım truf hamurunu çıkardım. Şekil verdim, fıstık ve kakao ile kapladım. Mini kapsüllerden kalmamış; tabağa koydum, kürdanladım ve tabağın kenarlarına da kakao ve fıstık eledim. Çok makbule geçti. Ben sadece "sade kahve"mi içtim, biraz oturdum, döndüm...
Saat 16:30 olduğunda hâlâ toktum. 17:00 gibi çocuklar kahve istedi. Köy sütü ile Nescafe Green Blend hazırladım, kendime de... Diyorum ya, protein günü olunca ne kadar süt ve süt ürünü varsa tüketmek istiyorum. Tabi kaju fıstığı protein sayılmıyor ama 4-5 tane attım ağzıma...
Akşam yemeği için -ortancanın doğum gününü de kutlarız diye- Dönerci Ali Usta'ya gidelim dedik ama benim sevgili evci çocuklarım "dışarı çıkmayalım, pizza yiyelim" dediler... Durum böyle olunca, ben de 2 yumurta ile omlet yapmayı düşündüm veya ton balıklı salata... Ama şu saat itibariyle hiç aç değilim. Eşimin akşam getirdiği çiğköftenin bir kısmını 'yumurtalı çiğ köfte'ye çevirip, proteince zenginleştirebilir (!); bol salata, ayran veya yoğurt ile yiyebilirim diyorum. Bakalım...
* * *
Bir "proteinli pazar günü"nü de böylelikle tamamlıyor, yatmadan sporumuzu yapmayı ihmal etmiyoruz :)
Bunun iki sebebi vardı:
Birincisi; hafta içi okul, hafta sonu ders-kurs derken, her sabah alarmla uyanmak mecburiyetinden kurtulmak.
İkincisi; ailenin pazar kahvaltısı saatini, benim protein gününün öğle yemeğine denk getirmek.
Saat 10:00 da kalktım, eşimle kendime birer bardak portakal suyu hazırladım. Yeni beslenme düzenimde vücudun alıştığı kahvaltı saatini kaçırmamış olayım diye... Sonra biraz daha miskinlik yaptım, gazetelere göz attım, vs. derken 12:00'de kahvaltıya oturduk. Bal, reçel, vs. tatlı türler hariç, istediğim her şeyi yedim; 1/4 simit, 1 dilim ev ekmeği, ceviz ve sucuk da dahil...
Tam kahvaltıdan kalktık, üst komşum kahveye çağırdı. Oğlu asker dağıtımına geldi dün akşam, gitmek istiyordum zaten. Hemen dolaptan geçen gün oğlanın pastasının süslemesi için hazırladığım truf hamurunu çıkardım. Şekil verdim, fıstık ve kakao ile kapladım. Mini kapsüllerden kalmamış; tabağa koydum, kürdanladım ve tabağın kenarlarına da kakao ve fıstık eledim. Çok makbule geçti. Ben sadece "sade kahve"mi içtim, biraz oturdum, döndüm...
Saat 16:30 olduğunda hâlâ toktum. 17:00 gibi çocuklar kahve istedi. Köy sütü ile Nescafe Green Blend hazırladım, kendime de... Diyorum ya, protein günü olunca ne kadar süt ve süt ürünü varsa tüketmek istiyorum. Tabi kaju fıstığı protein sayılmıyor ama 4-5 tane attım ağzıma...
Akşam yemeği için -ortancanın doğum gününü de kutlarız diye- Dönerci Ali Usta'ya gidelim dedik ama benim sevgili evci çocuklarım "dışarı çıkmayalım, pizza yiyelim" dediler... Durum böyle olunca, ben de 2 yumurta ile omlet yapmayı düşündüm veya ton balıklı salata... Ama şu saat itibariyle hiç aç değilim. Eşimin akşam getirdiği çiğköftenin bir kısmını 'yumurtalı çiğ köfte'ye çevirip, proteince zenginleştirebilir (!); bol salata, ayran veya yoğurt ile yiyebilirim diyorum. Bakalım...
* * *
Bir "proteinli pazar günü"nü de böylelikle tamamlıyor, yatmadan sporumuzu yapmayı ihmal etmiyoruz :)
14 Ocak 2012 Cumartesi
33/90
Bu sistemdeki 33. günüm. Şimdiye kadar her karbonhidrat gününde "biraz" abartır, arkasından gelen meyve günü ile rahatlardım.
Dün akşam da yatarken, "neyse ki yarın meyve günü" dedim ama beklediğim gibi geçmedi maalesef...
Bir kere sabahtan öğleye kadar midem yandı, ekşidi... Sonra bugün çok acıktım. Öğün zamanı gelene kadar içim kıyıldı ve öğünden yaklaşık 1 saat sonra da yine acıkmaya başladım. Bunun bedelini de meyve harici 2 kaçamakla ödedim:
Bugün hava da soğuk, evden çıkmayayım dedim. Bilgisayarımda ve harici hard diskimde ne zamandır yapmak istediğim temizlik ve düzenleme işlerini hallettim. Öğleden sonra da çocuklarla film izleyelim dedik. Bir ara -kan şekerim falan mı düştü, bilmem- uyuklar gibi oldum, hemen kalktım, doğru mutfağa... Karşıma ilk çıkan, çocuklara dün patlattığım mısırdan kalanlar oldu; yağı fazla kaçmış, tuzu da yerindeydi ama hiç düşünmedim bile; varan biiirr...
Kriz geçti, karnım çok tok. Akşama sofraya oturmayı düşünmüyorum ama balık var menüde... Balığı zor yiyen, hatta ayıklama derdine yemek istemeyen ufaklığa -babamız evde olmadığından- benim yardım etmem lazım. E, ayıklarken de kenarı köşesi tırtıklanır. Hadi buyrun, "bir kusurlu hareket daha"!
Üzüldüm! Kendi kendime "yatmadan Leslie ile 30 dakika yürürsen, seni affederim" dedim.
Affettim!
Dün akşam da yatarken, "neyse ki yarın meyve günü" dedim ama beklediğim gibi geçmedi maalesef...
Bir kere sabahtan öğleye kadar midem yandı, ekşidi... Sonra bugün çok acıktım. Öğün zamanı gelene kadar içim kıyıldı ve öğünden yaklaşık 1 saat sonra da yine acıkmaya başladım. Bunun bedelini de meyve harici 2 kaçamakla ödedim:
Bugün hava da soğuk, evden çıkmayayım dedim. Bilgisayarımda ve harici hard diskimde ne zamandır yapmak istediğim temizlik ve düzenleme işlerini hallettim. Öğleden sonra da çocuklarla film izleyelim dedik. Bir ara -kan şekerim falan mı düştü, bilmem- uyuklar gibi oldum, hemen kalktım, doğru mutfağa... Karşıma ilk çıkan, çocuklara dün patlattığım mısırdan kalanlar oldu; yağı fazla kaçmış, tuzu da yerindeydi ama hiç düşünmedim bile; varan biiirr...
Kriz geçti, karnım çok tok. Akşama sofraya oturmayı düşünmüyorum ama balık var menüde... Balığı zor yiyen, hatta ayıklama derdine yemek istemeyen ufaklığa -babamız evde olmadığından- benim yardım etmem lazım. E, ayıklarken de kenarı köşesi tırtıklanır. Hadi buyrun, "bir kusurlu hareket daha"!
Üzüldüm! Kendi kendime "yatmadan Leslie ile 30 dakika yürürsen, seni affederim" dedim.
Affettim!
13 Ocak 2012 Cuma
32/90
Ekim ayının başlamasıyla beraber bizim evde de pasta sezonu başlar...
Peş peşe doğumgünleri, özel günler, yılbaşı, yıldönümü, vs derken haziran ortalarına kadar seri bir kutlama söz konusudur evimizde ve sevdiklerimizin evlerinde. Bu sebeple sevgili pastanemiz de bilir bu yoğun pasta tüketim dönemimizi, zannımca pek de sever ve sevinir(-di)!
"-Di" çünkü geçtiğimiz ekim ayından beri artık oradan pasta almıyoruz. Aslında artık biz dışarıdan pasta almıyoruz. Eskiden "ayyy, ne kadar taze; mmm, yine çok güzel yapmışlar..." diye ayılıp bayılarak yediğimiz pastaları "beğenmeyecek" kadar şımardım! Çünkü artık kendi pastamı "istediğim gibi" yapma lüksüm var. İstediğim kadar çikolatalı, istediğim kadar fıstıklı, istediğim kadar meyveli, istediğim kadar hafif veya tam tersi 1 dilimi ile damak çatlatacak kadar ağır ama lezzetli; en önemlisi ise hijyenik ve güvenli. Aslında zaman ve imkân meselesi bu bir yandan da, o da ayrı konu...
İşte o günlerden biri sebebiyle, bu sabah erkenden kalktım ve dün geceden pandispanyasını pişirdiğim sevgili oğlum 2 numaranın doğumgünü pastasını katlandırıp, kremaladım ve son rötuşlarını akşama yapmak üzere buzdolabına kaldırdım.
Sonra bugün karbonhidrat günü olması sebebiyle, ne zamandır pişirmek istediğim ama bir türlü markete gidip alamadığım kepekli makarnayı (dün alışveriş esnasında epey bir kepekli makarna stokladım:)) nihayet pişirdim. Çok pişirilince nişastası açığa çıktığı ve bunun da istenmediğini okuduğumdan; diri kalacak şekilde ve suyunu dökmeden, az z.yağıyla haşladım. Yazdan yaptığım domates sosunun içine 2 diş -kokmayı göze alarak- sarımsak ve kekik ilave ettim. Termosuma koyup işe getirdim. Yanında limonlu yağsız salata ile öğle yemeğimde büyük bir afiyetle yiyeceğim :)
Akşam için ise sadece mercimek çorbası içmeyi, sonrasında da çayla "ölçülü" bir dilim oğlumun pastasından yemeyi düşünüyorum. Pastanın yanında 1-2 küçük tuzlu kurabiye de olabilir, ruh durumuma bağlı olarak :)
Güzel bir hafta sonu dileğiyle...
Peş peşe doğumgünleri, özel günler, yılbaşı, yıldönümü, vs derken haziran ortalarına kadar seri bir kutlama söz konusudur evimizde ve sevdiklerimizin evlerinde. Bu sebeple sevgili pastanemiz de bilir bu yoğun pasta tüketim dönemimizi, zannımca pek de sever ve sevinir(-di)!
"-Di" çünkü geçtiğimiz ekim ayından beri artık oradan pasta almıyoruz. Aslında artık biz dışarıdan pasta almıyoruz. Eskiden "ayyy, ne kadar taze; mmm, yine çok güzel yapmışlar..." diye ayılıp bayılarak yediğimiz pastaları "beğenmeyecek" kadar şımardım! Çünkü artık kendi pastamı "istediğim gibi" yapma lüksüm var. İstediğim kadar çikolatalı, istediğim kadar fıstıklı, istediğim kadar meyveli, istediğim kadar hafif veya tam tersi 1 dilimi ile damak çatlatacak kadar ağır ama lezzetli; en önemlisi ise hijyenik ve güvenli. Aslında zaman ve imkân meselesi bu bir yandan da, o da ayrı konu...
İşte o günlerden biri sebebiyle, bu sabah erkenden kalktım ve dün geceden pandispanyasını pişirdiğim sevgili oğlum 2 numaranın doğumgünü pastasını katlandırıp, kremaladım ve son rötuşlarını akşama yapmak üzere buzdolabına kaldırdım.
Sonra bugün karbonhidrat günü olması sebebiyle, ne zamandır pişirmek istediğim ama bir türlü markete gidip alamadığım kepekli makarnayı (dün alışveriş esnasında epey bir kepekli makarna stokladım:)) nihayet pişirdim. Çok pişirilince nişastası açığa çıktığı ve bunun da istenmediğini okuduğumdan; diri kalacak şekilde ve suyunu dökmeden, az z.yağıyla haşladım. Yazdan yaptığım domates sosunun içine 2 diş -kokmayı göze alarak- sarımsak ve kekik ilave ettim. Termosuma koyup işe getirdim. Yanında limonlu yağsız salata ile öğle yemeğimde büyük bir afiyetle yiyeceğim :)
Akşam için ise sadece mercimek çorbası içmeyi, sonrasında da çayla "ölçülü" bir dilim oğlumun pastasından yemeyi düşünüyorum. Pastanın yanında 1-2 küçük tuzlu kurabiye de olabilir, ruh durumuma bağlı olarak :)
Güzel bir hafta sonu dileğiyle...
12 Ocak 2012 Perşembe
31/90
Sabah anneme doktor kontrolü için eşlik ettikten sonra işe gitmekti niyetim... Ama doktordan çıktığımızda önce bir "kahve molası" olarak başlayan durum, sonunda 'işi tamamen kırma' noktasına gitti :) İyi de oldu... Ne zamandır anne-kız başbaşa kaçamak yapmamıştık. "Hadi seni kaçırayım" dedim, "ama işin?" dedi... "Merak etme, ararım; acil bir şey olursa ararlar" deyince de razı oldu.
Ne yapılır bu soğuk havada?
Bir alışveriş merkezine gidilir, vitrinlere bakılır, lüzumlu ve/veya lüzumsuz alışveriş yapılır, sinemaya girilir, yemek yenir, vs...
Biz de aynen öyle yaptık:
Bu postu özellikle şu film için yazdım:
Ne yapılır bu soğuk havada?
Bir alışveriş merkezine gidilir, vitrinlere bakılır, lüzumlu ve/veya lüzumsuz alışveriş yapılır, sinemaya girilir, yemek yenir, vs...
Biz de aynen öyle yaptık:
- önce sinema
- sonra alışveriş
- sonra yemek (yemek listem burada)
Bu postu özellikle şu film için yazdım:
Eğer izlemediyseniz lütfen gidin, görün...
Bu da fragmanı:
11 Ocak 2012 Çarşamba
30/90
Akşam yemeğine kadar her şey iyiydi de, tam yemeğe oturacakken gelen çiğ köfte işi bozdu!
Artık her yer çiğköfteci malum ama bu öyle değil. Usta elden çıkma,bize özel yapılmış; içinde ince kıyım maydanoz ve soğanı ile nefisti.
Bu blogda detaylı yeme listemi paylaşmıyordum pek; zira bu listeler doktor listeleri değil ve kaldı ki pek örnek alınacak listeler de değil aslında. Aniden olmadık bir yiyecekle delinebiliyor; mesela bu akşam olduğu gibi... Bu sebeple detaylı listelerimi sadece kendime hatırlatmak için yazıyor ve bir blogda tutuyordum. Bazı arkadaşların isteği üzerine o blogun da linkini ekliyorum yan tarafa: "yolculuk notlarım". Buraya her zaman detay yazamasam da, yeme listelerim ve diyetle ilgili her şey orada olacak...
Artık her yer çiğköfteci malum ama bu öyle değil. Usta elden çıkma,bize özel yapılmış; içinde ince kıyım maydanoz ve soğanı ile nefisti.
Bu blogda detaylı yeme listemi paylaşmıyordum pek; zira bu listeler doktor listeleri değil ve kaldı ki pek örnek alınacak listeler de değil aslında. Aniden olmadık bir yiyecekle delinebiliyor; mesela bu akşam olduğu gibi... Bu sebeple detaylı listelerimi sadece kendime hatırlatmak için yazıyor ve bir blogda tutuyordum. Bazı arkadaşların isteği üzerine o blogun da linkini ekliyorum yan tarafa: "yolculuk notlarım". Buraya her zaman detay yazamasam da, yeme listelerim ve diyetle ilgili her şey orada olacak...
90 Gün Diyeti: Analiz 4
Çok şükür 29 günlük ilk devre bitti!
28 günü 4'lü döngüden oluşan (Protein Günü, Nişasta Günü, Karbonhidrat Günü,Vitamin Günü) ve 29. gün sadece su ve bitki çayına izin verilen bu programı, ufak delmelerle de olsa tamamladım.
Her 8 günde bir tartıldım. Bir de dün su günüyle beraber ilk devrenin de sonu olduğu için tekrar ölçüm yapmak istedim. Analiz tablosu burada olacaktı ama blogger sorunlu yine, resim ekleme yapamıyorum. Kısaca söylemem gerekirse: 104.9 ile başlayan yolculuğumda 97.8 kg. noktasındayım şu an :)
Programla ilgili kafamda soru işaretleri vardı. Bunun en büyük sebebi de uzmanından dinlememiş veya kitap gibi basılmış bir kaynaktan bilgi almamış olmamdı. Aklıma takılan sorulara yanıt alabileceğim kişiler ya da uygulayanlardan alabileceğim birkaç "doğru olduğuna inandığım" geri bildirim de olmayınca; programın uygulayışı sırasında oluşan "acaba"lara çözüm de içten geldi.
Mesela;
* * * * * *
* * * * * *
* * * * * *
* * * * * *
* * * * * *
Listeler dışındaki uyum ise her zamanki gibi;
Bu 2. dönemde, az da olsa hafiflemiş biri olarak; spor yapmak demeyeyim ama biraz daha hareketlenmek is-ti-yo-rum!
Hadi bakalım, 2. Etap başlıyooor...
28 günü 4'lü döngüden oluşan (Protein Günü, Nişasta Günü, Karbonhidrat Günü,Vitamin Günü) ve 29. gün sadece su ve bitki çayına izin verilen bu programı, ufak delmelerle de olsa tamamladım.
Her 8 günde bir tartıldım. Bir de dün su günüyle beraber ilk devrenin de sonu olduğu için tekrar ölçüm yapmak istedim. Analiz tablosu burada olacaktı ama blogger sorunlu yine, resim ekleme yapamıyorum. Kısaca söylemem gerekirse: 104.9 ile başlayan yolculuğumda 97.8 kg. noktasındayım şu an :)
Programla ilgili kafamda soru işaretleri vardı. Bunun en büyük sebebi de uzmanından dinlememiş veya kitap gibi basılmış bir kaynaktan bilgi almamış olmamdı. Aklıma takılan sorulara yanıt alabileceğim kişiler ya da uygulayanlardan alabileceğim birkaç "doğru olduğuna inandığım" geri bildirim de olmayınca; programın uygulayışı sırasında oluşan "acaba"lara çözüm de içten geldi.
Mesela;
- Kahvaltıda sadece meyve ve şekersiz meyve suyu seçeneğine hep uydum. Sabah 08:00'da 1 bardak taze sıkılmış portakal, greyfurt, mandalina içtim. 2 saat sonra, saat 10:00' da yine "1 elma, armut, vs.". veya "3-4 kayısı ile 5-6 çiğ badem" yedim. Son zamanlarda saat 10:00 seçeneğini ara ara uygulamadım; bazen zamansızlıktan, bazen canım istemediğinden ama bence atlanmasa iyi olacak bir ara öğün bu...
* * * * * *
- Protein Günü'nde öğle yemeğinde çok genel bir şekilde et-salata veya yumurta öneriliyor, yanında istenirse 1 dilim ekmek veriliyor.
- Protein Günü'nde öğle yemeğinden 2 saat kadar sonra 'şehriyesiz, pirinçsiz, unsuz " etsuyu çorba öneriliyor.
- Protein Günü'nde öğle ve akşam yedikleriniz aynı olsun ama akşam yemeğinde ekmek - çorba olmasın ve öğleyin yediğinizin yarısı olsun deniyor.
- "Protein Günü'nde 4 saatte bir yiyin" diyordu bir sitede. "20.00'den sonra da bir şey yemeyin"...
* * * * * *
- Nişasta Günü'nde önerilen besinlere uydum. Seçeneğim genelde patatesli, havuçlu sebze yemekleri oldu. İçine 1 avuç kadar da haşlanmış kepekli pirinç ilave ettim bazen.
- Pişirdiğim yemeği bolca yaptım. 2/3 ünü öğle, 1/3ünü de akşam yedim.
- Öğleyin istenirse ekmek var ama 'kepekli pirinç' kullandığım için ekmek yemedim. Ne ekmek, ne kepekli pirinç olduğu günlerde de "domatesli şehriye çorbası, mercimek çorbası, sebze çorbası,vs." içtim.
- Bu günde meyve seçeneğimin birini "muz" olarak kullandım.
- "Nişasta Günü'nde 3 saatte bir yiyin" diyor, öğle akşam arasında meyveli bir öğün yaptım bazen...
- Akşam yemeğinden sonra bitki çayı içtim.
- 3-4 sefer aşure yedim.
* * * * * *
- Karbonhidrat Günü'nü iple çektim ama her seferinde midemde sorun oldu. Aslında ben bugünü "muzur" isteklerin gerçekleşeceği gün olarak gördüm biraz ve galiba ölçüyü dengeleyemediğim için de ertesi gün gelecek "meyve günü"nü memnuniyetle karşıladım...
- Öğleyin pizza yedim 2 sefer, sebzeli... Başka zamanlarda ise sade sebze yemekleri getirdim evden, ekmekle yedim.
- Akşam yemeğinde ise bazen çorba içtim, 1 sefer domatesli makarna yedim. Bir seferinde de 1 dilim sade kek ve 4 parça bitter çikolata (içim tatlıdan bayılacaktı)... Akşam yemeğinde sadece çorba içip, 2 saat sonra sonra çayla bir dilim çikolatalı pasta bile yediğim oldu :)
- "Karbonhidrat Günü'nde 3 saatte bir yiyin" kuralını (tabî kuralsa bu) uygulayamadım her zaman çünkü özellikle pizza,vs. yediğim günler karnım çok tok oluyordu...
- Gece bitki çayı içtim.
* * * * * *
- Meyve/Vitamin Günü; her 2 saatte bir "taze meyve, taze meyve suyu, kuru meyve" yenilmesi gereken bir gün... Bazı öğünlerde çiğ sebze veya sebze suyu da öneriliyor. Ayrıca tüm gün çiğ badem, fındık, vs de 100 gr. kadar tüketmek serbest; öğünlere bölerek...
- Sabahları zaten taze meyve suyu içiyordum. Bir sabah da katı meyve presinde sebze ve meyve sularını karışık olarak sıktım. Maranki'nin kitabında dediği; "sebze suyu temizler, meyve suyu besler" sözünden harketle... Bunu bu dönemde daha da çeşitlendirerek (ıspanak, havuç, maydanoz, pancar, elma, lahana, vs..) devam ettirmek istiyorum.
- Kuru meyve olarak 3-4 kayısı veya 1-2 incir ile çiğ badem favorimdi..
- Akşam yemeği olarak tutkum ise; sadece 1-2 kaşık suda bol tarçınla pişmiş elma veya armut veya ayva tatlısı! 1-2 tıkırdatıp, fazla pişirmeden ateşten alınıp, üzerine tekrar tarçın ve vanilya eklenince, bir de üzerine (kalan hakkınız ne kadarsa) ince rendelenmiş çiğ badem ilave olunca; artık ılık mı soğuk mu nasıl severseniz... Yanında çay da olsun ama :)
* * * * * *
Listeler dışındaki uyum ise her zamanki gibi;
- Su içme konusu çok başarılı,
- Hareket konusu çok başarısız...
Bu 2. dönemde, az da olsa hafiflemiş biri olarak; spor yapmak demeyeyim ama biraz daha hareketlenmek is-ti-yo-rum!
Hadi bakalım, 2. Etap başlıyooor...
10 Ocak 2012 Salı
29/90
SU GÜNÜ
Sadece su ve şekersiz bitki çayı...
Evde kalmadım, işteydim ama tahminimin aksine hiç zorlanmadım.Akşam yemeğini pişirirken ve servis esnasında, yine nefsimin kabarmaları olduysa da; yarın protein gününde yiyeceklerimi hayal ederek çıktım işin içinden...
Bugün korktuğum şeylerden biri de, midemin isyan etmesiydi zira aç kalmak bana hiç yaramıyor... Fakat korktuğum olmadı ve iyiyim (maşallah)!
Umarım yarın da sorunsuz geçer...
Sabah tartılacağım.
Sadece su ve şekersiz bitki çayı...
Evde kalmadım, işteydim ama tahminimin aksine hiç zorlanmadım.Akşam yemeğini pişirirken ve servis esnasında, yine nefsimin kabarmaları olduysa da; yarın protein gününde yiyeceklerimi hayal ederek çıktım işin içinden...
Bugün korktuğum şeylerden biri de, midemin isyan etmesiydi zira aç kalmak bana hiç yaramıyor... Fakat korktuğum olmadı ve iyiyim (maşallah)!
Umarım yarın da sorunsuz geçer...
Sabah tartılacağım.
9 Ocak 2012 Pazartesi
28/90
Sisteme dönüş: Meyve Günü ile kaldığım yerden devam...
Bu kadar ara verdikten sonra kalındığı yerden devam edilir mi, bu diyetin mucitleri buna ne der; bilmiyorum.
Önce hastalığım sırasında "yiyememe" ile bozulan düzen, tartılma gününden beri yine önerilen döngüden uzak, kısıtlamadan -ve fakat fazla abartmadan- yeme şeklinde devam etmekteydi...
(Midem bu yeme sistemini de beğenmedi; patlayacak gibi gaz, yanma, ekşime... Allah'ım nedir bu midemin benden çektiği!)
Tâ ki bugüne kadar! Bugün sırada Meyve Günü var ve bu sadeliğe geçiş mideme iyi gelecek diye hissediyorum; yeniden başlamaya karar veriyorum.
Öyle de oluyor. Her ne kadar 7 günlük özgürlükten sonra, nefsim etraftaki yemek kokularına kayıtsız kalmakta zorlansa da; günü başarı ile noktalıyoruz. Üstelik midem günler sonra rahat; yanma, ekşime yok, gaz yok...
Bugünle beraber ilk bölümü bitiriyoruz.
Yarın 29. gün; yani sadece su ve bitki çayına izin verilen gün.
Evde mi kalsam acaba, zorlanır mıyım?
Bu kadar ara verdikten sonra kalındığı yerden devam edilir mi, bu diyetin mucitleri buna ne der; bilmiyorum.
Önce hastalığım sırasında "yiyememe" ile bozulan düzen, tartılma gününden beri yine önerilen döngüden uzak, kısıtlamadan -ve fakat fazla abartmadan- yeme şeklinde devam etmekteydi...
(Midem bu yeme sistemini de beğenmedi; patlayacak gibi gaz, yanma, ekşime... Allah'ım nedir bu midemin benden çektiği!)
Tâ ki bugüne kadar! Bugün sırada Meyve Günü var ve bu sadeliğe geçiş mideme iyi gelecek diye hissediyorum; yeniden başlamaya karar veriyorum.
Öyle de oluyor. Her ne kadar 7 günlük özgürlükten sonra, nefsim etraftaki yemek kokularına kayıtsız kalmakta zorlansa da; günü başarı ile noktalıyoruz. Üstelik midem günler sonra rahat; yanma, ekşime yok, gaz yok...
Bugünle beraber ilk bölümü bitiriyoruz.
Yarın 29. gün; yani sadece su ve bitki çayına izin verilen gün.
Evde mi kalsam acaba, zorlanır mıyım?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

