etkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
etkinlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2012 Çarşamba

Etkinlik...



Çok çalışmamdan şikayetçi eş, dost, akraba ve kendim için, "Haftada veya on beşte bir" etkinliği yapmaya karar vermiştim doğum günümde. Duruma göre "Haftada veya onbeşte 1 günü sevdiklerime ve sevdiğim şeyleri yapmaya ayıracağım" prensibiyle çalışacaktı bu etkinlik.

Bu haftadan başlayarak da uygulamaya koydum:

İlk randevum, eski ama eskimeyen dostlarla... Program yapmışlar, ben de dahil oldum ve IKEA'ya gittik. Benim ekstra çıkan bir işim sebebiyle gün ortasını buldu çıkmamız ve kitaplar ile sinema kısmını iptal etmek zorunda kaldık ama yine de; yemek, alışveriş, kahve molası, yine alışveriş... ile son derece keyifliydi.

Haftaya bayram olduğundan muhtemelen herkesin işi olur, kimselerle toplanılmaz. Bizim bayram programı henüz belli değil. Evde olacaksak, misafir hazırlığı yapmalı. Hatta baklava değil ama ananemin yaptığı eski zamanlardan kalma müthiş lezzet "oturtma" yapsam, annemi de çağırıp... Sonra börekler açıp, dolma da sarsak. En başta çocuklarım bayılır :)


Bu aralar yine mutfağa olan aşkım kabardı. Yeni tarifler denemek, pişirmek, yedirmek istiyorum; pastacılık&kurabiye atölyesi, makarna atölyesi, g.doğu mutfağı atölyesi yapmak istiyorum meraklısı arkadaşlarımla... Mesela ayda bir buluşup, "mutfak" etkinliği yapmaktan ne çıkar diyorum bir yandan, bir yandan da başlarsam ipin ucunu kaçırırım diye vazgeçiyorum.

(Kızgın iç ses: Yok, bayram sonrası Lam'ı Cim'i yok artık bu işin, nerede kalmıştım deyip yola koyulman lazım! Hem pişir, hem yeme; olur mu? Olmaaz! O zaman bu hayal başka bahara diyeceksin canım...)

Bu arada Meltem'in sayfasında görüp, tamam ben de varım dediğim etkinlik için bir not ekleyeyim:


Meltem'in sayfasına yorum bırakırken aşka gelip, "31 Aralık'da 6'lı rakamları görürüm, yani 15 kilo veririm" diye yazmıştım. Yaklaşık 80 gün vardı önümde ama bir türlü konsantre olamayınca, -bayramı da çıkart- şimdi kaldı 60 gün! 60 günde 15 kilo vermeye ise hayır! Bu çok fazla!

26 Mart 2013'de programımı bitirdiğimde vermeyi hedeflediğim rakam neredeyse bu ve bu hedef için de yaklaşık 5 ayım var önümde... Kasmaya hiç gerek yok!

Kısacası 31 Aralık'a kadar 15 kg. verme taahhütüm geçersizdir!

Etkinliğe katılmak için, "31 Aralık'ta kaç kilo olurum" diye bir hedef koymam gerekirse, hmmmm; 70'ler deyip, işi yuvarlayalım mı?

:))

2 Mart 2012 Cuma

Etkinliğimiz bitti ! Katılan adresler burada...



Sevgili arkadaşlar; 1 Mart "Hafifliyorum 1: Diyet Geçmişim" etkinliğimiz, dün yayınlanan yazılarla gerçekleşti. Katılan, katılmayan, niyet eden ama zaman veya başka bir sebeple katılamayan herkese teşekkür ederim.

Aşağıda, katılan bloglarda yayınlanan yazıların adresleri var. Eminim her bir yazı, hepimizi farklı yakalayacak... Okuduğumuzda kendimizden pek çok şey bulacağız ve farketmediğimiz / farkedemediğimiz hatalarımız için de bize ayna tutacak...

Kim bilir, belki de "yeni bir diyet, yeni bir yöntem arayışında" olan birisi, Aysel'in yazdığı cümleyle kendine gelecek: "Mucize diyet diye bir şey yoktur!" Ayrıca mucize vaadeden yan yöntemlerden ve hele de ilaçlardan kesinlikle uzak durulması gerektiğinin altını da hep birlikte, bir kez daha çizmiş oluyoruz...

Sonuç olarak; zayıflamak isteyen 1 kişi bile, yazılanları okuduktan sonra atacağı adımlarla ilgili tekrar düşünse, etkinliğimiz amacına ulaşmış demektir...

Buyrun yazılara ...

"Aysel'in Günlüğü" blogundaki yazıya ulaşmak için >> buraya tık

"diyetgunlugum" blogundaki yazıya ulaşmak için >> buraya tık

"Asortik Kuzu" blogundaki yazıya ulaşmak için >> buraya tık

"diyetgunlugumdotnet" blogundaki yazıya ulaşmak için >> buraya tık

"Ömur biter, diyet bitmez" blogundaki yazıya ulaşmak için >> buraya tık

"Umut her zaman var" blogundaki yazıya ulaşmak için >> buraya tık

"Terazi" blogundaki yazıya ulaşmak için >> buraya tık

* * *

Dün eski blogumu karıştırırken -ki yazılarımın 2/3'ü hâlâ buraya aktarılmamakta inat ediyor-  postlarımın içinde karşıma çıkan aşağıdaki yazıyı paylaşarak bitireyim:


"01.02.2007
... 13 yaşlarındayken, bayram için alış-verişe gittiğimiz mağazadaki tezgâhtar kızla yengem arasındaki konuşmayı hayal-meyal (yaşım da çok küçük değilmiş ama bilinçaltım derinlere itmek istediği için olsa gerek) hatırlıyorum. Bedenime göre, yaşıtlarımın reyonundan bir şeyler uyduramadığımızı, yengemin kilomla ilgili bir şeyler söylediğini; tezgâhtar kızın da:” Olsun, daha yaşı küçük, aklı erince dikkât eder…” dediğini hatırlıyorum.

Ama hayır! Aklım erince de zayıflayamadım. Ha, evet, dikkat etmeye çalıştım ama hiçbir zaman incecik olamadım. Hep “balık etinde”!(çiroz değil ama torik!!!)

Her –bence- önemli olaydan önce sıkı bir rejime girer, istediğime yakın ölçülere iner, sonra başladığım noktanın da üzerine çıkarak devam ederdim..Üniversiteyi kazandıktan sonraki ilk 1 ayda ve evlendikten sonraki ilk 2-3 ayda aldığım +10’lar, en çabuk kilo depoladığım dönemler oldu. Her çocuktan sonra kalan +10’ar kilolar, yo-yo rejimlerle gitti gitti geldi…


Aralık 2005’e kadar, kesinlikle diyetisyenden yardım almayı reddettim. Çünkü onlardan öğrenecek çok fazla bir şeyim olduğuna inanmıyordum. Diyet konusunda o kadar çok okumuş, o kadar fazla materyal biriktirmiştim ki; neredeyse ben artık bir kitap yazacak hâle gelmiştim. Ama bu bilgilerin bana kalıcı fayda sağlamadığını tahmin ediyorsunuzdur. 103 kiloyu gördüğümde çocuklarımın sünnet düğününe aylar vardı. Evet; son bireysel diyetime başladım ve bu süreçte uyguladığım “İsveç Diyeti, Lahana Diyeti, Amerikan Kalp Vakfı Diyeti, 2 Günlük Şok Diyetler, Kuşhan Diyeti, South Beach Diyeti,vs…” ile 7 ayda 85 kiloya indiğimde çok mutlu ve gururluydum. İşte yine başarmıştım!

Yaklaşık 1 sene sonra, tekrar 101 kg. olduğum Aralık 2005’te diyetisyene gitmeye karar verdim. Çünkü artık sağlık sorunlarım çıkmaya başlamıştı ve bir profesyonele ihtiyacım vardı! İlk randevuda – ukalalık için söylemiyorum- bana bilmediğim hiçbir şey söylemedi, hiçbir mucize formül de vermedi. Üstelik daha evvel duyduğum “diyetisyenler istediğin şeyleri yazıyor diyet listene, istediklerini yiyerek zayıflıyorsun” sözü de benim için gerçek olmadı, ben O’nun istediği listeyi uyguladım. Ama bana 3 şey kattı ki, bunun için kendisine teşekkür ederim. Bunlar yine duyduğum, okuduğum ama uygulayamadığım şeylerdi:

1- Düzenli aralıklarla (2,5-3 saatte bir) yemek *

* (ara öğün kavramı hâlen yüksek oranda kabul görse de, son zamanlarda sadece 3 öğün yenmesi de bazı otoritelerce önerilmekte; bu da benim gibilerin zaten karışık kafasını iyice karman çorman yapmakta...)

2- Bilinçli ve Besin Gruplarını bilerek yemek

3- Değişim Listeleri sayesinde, bunu yaşam tarzı hâline getirmek.
Bunları hepimiz biliyoruz, di mi? İşte bunları uygulayarak, haftada ortalama yarımşar kilo (ki bol bol kaçamaklarım oluyordu) verdim. Haziran 2006’da 88’ i gördüm ve o kiloda 4 ay kaldım. Ramazan sonlarında ise, büyü bozuldu ve ben Kasım-Ocak arasında yaklaşık 8-10 kiloyu başarıyla geri alarak, 1. Diyetisyen Dönemimi kapattım!!!


vs..vs..vs. . . (diye yazdıktan sonra diyorum ki;)

Kıssadan hisse; “mucize”/ “şok” laflarını duyunca kaçın, “İşin sırrı dengede” ve bu dengeyi kuracak ve sürdürecek sizsiniz ...

Sevgilerimle "








1 Mart 2012 Perşembe

Hafifliyorum1: Diyet Geçmişim

Ve vakit geldi...
 Bugün "Hafifliyorum1: Diyet Geçmişim" etkinliğine katılan bloglarda ilgili yazılar yayınlanıyor.

Yarın burada tüm yazıların linklerini bulabilirsiniz.

Daha önceki yazımı güncelleyip tekrar yayınlıyorum:


İz Bırakanlar
  
Karbonhidrat Diyeti (1989): İlk "düzenli" diyetim. Kilolarımla hep mutsuz olsam da, üniversite mezuniyet yemeği için ilk defa sistemli diyet yaptım. Elimde hangi besin kaç ünite hesaplamalarıyla dolaştım çünkü diyor ki bu sistemde: "Normal bir insanın günlük alması gereken karbonhidrat ünite miktarı 70- 75 arasındadır. Her gün bu miktarda karbonhidrat alan kişi kilosunu dengede tutar ve şişmanlamaz. 70 ünitenin altında karbonhidrat alan kişi ise kilo verir. Karbonhidrat üniteniz 40-50 ünite arasında kaldığı sürece inmek istediğiniz kiloya kolayca erişebilirsiniz..." Kilo verdim ama salatalığı bile sınırlı yemek zorunda olmak sinir bir durum...

Muzaffer Kuşhan Diyeti (1990): Babamın da kilolarıyla başı dertteydi. Aldığı bu kitabı kaç kere hatmettim kimbilir... O dönemde "ARA ÖĞÜN" yoktu. 15 günlük listeyi dönem dönem yapmıştım... Hatta düğünüm için de, sonrasında da...

Yardımcı Yöntemler: Vücuda bağlanan elektro pedlerle vücuda akım verilir, böylece vücuda pasif jimnastik yaptırılır.

Lahana Diyeti: Çorbanın kokusunu hiç unutmadım :(

İsveç Diyeti: Hayatımdaki en büyük saçmalık !!!

2 Günlük Karbonhidrat Diyeti: Sadece sebzenin olduğu, vücudu-metabolizmayı sarsma diyeti...

2 Günlük Protein Diyeti: Sadece et ve salatanın olduğu, vücudu-metabolizmayı sarsma diyeti...

Montignac Diyeti (1997-1998): Diyeti anlatan kitabını almakla yetinmeyip, yanında Montignac'a uygun yemek tariflerinin de verildiği kitabı da aldığım; diyet kitabını biraz, yemek kitabını hiç kullanmadığım program.""Yiyerek zayıflama" sloganıyla kilolu insanları cezbetmeyi başaran Montignac diyeti, ünlü beslenme uzmanı Michael Montignac'ın geliştirdiği ve kendi adını verdiği bir diyet..." diye alıntı yapayım. Detayları unuttum çoktan...

Yardımcı Yöntemler: Tüm vücuda sürülen Parafin, üzerine naylon ve sıcak battaniye ile bilmem kaç seansı nasıl geçirdim ben Allah'ım!

Yardımcı Yöntemler: Aktardan alınan destek ürünler, çaylar, kekik suyu, vs.


Amerikan Kalp Vakfı Diyeti (1998): Sabah kahvaltısında fıstık ezmesi ve greyfurt, akşamları da dondurma olan meşhur 3 günlük diyet. 3 gün diyet, 4 gün dikkatli beslenme ile devam etmiş ve güzel kilo vermiştim bir dönem bu diyetle...
ARA ÖĞÜN YOK.

Yardımcı Yöntemler: Parafinli korse

South Beach Diyeti (2002): Alıntı: "Diyetin 2 hafta süren ilk bölümünde meyve ve ekmek gibi bazı besinleri mönönüzden çıkarıyorsunuz, ikinci evrede ise bu besinleri yavaş yavaş programa dahil etmeye başlıyorsunuz. 2. evrede şarap, ekmek hatta çikolata bile serbest. İdeal kilonuza ulaşana kadar devam edeceğiniz bu evrenin ardından ömür boyu sürecek üçüncü bölüm geliyor..." İkinci evrede "pes" demiştim...

Yardımcı Yöntemler:Üye olunan kulüpte fitness, yüzme, vs. aktiviteler...


Dyt. Güzin Çaltı Programı (2005): Her zaman sevgiyle andığım; beni ARA ÖĞÜN ve DEĞİŞİM LİSTELERİ ile tanıştıran diyetisyenim. Yaklaşık 13 kg. verdim. 1 sene gibi uzun bir zamanda geri aldım.

DKZ Programı (2007): "Acıkınca Ye, doyunca Bırak" mantığı ile bütün diyetleri reddeden sistem. Sonuç aldım ama midemin hassasiyeti sebebiyle devam edemedim.
ARA ÖĞÜN YOK

Akupunktur (2008): Uzun yıllar reddettim, sonra "denememiş olmayayım" diye 10 seanslık paket aldım, 2 veya 3 seansdan sonra bıraktım. Neyse ki, kalan ücreti iade ettiler.
ARA ÖĞÜN YOK

Yardımcı Yöntemler: Eve alınan koşu bandı, eliptik bisiklet, elektrikli titreşimli masaj aleti, mini dambıl seti, bacak ağırlık seti, pilates topu ve bantları, alınan ve indirilen onlarca dans, fitness, yürüyüş, pilates, yoga videosu... Var mı eksik, tüm bunları yapacak bir gönüllüden başka?

Ahmet Maranki Arınma Programı (2009) (2010): 1 haftalık arınma programında; tüm hayvansal gıdaları, siyah çay ve kahveyi, şeker-un-tuzu hayatınızdan çıkartıyorsunuz.
Sabahları 1 saat esneme ve jimnastikten sonra çiğ sebze ve meyve suyu ile kahvaltı yapıyor, öğle ve akşam yemeklerinde sadece sebze ve baklagillerden yapılmış yemeklerden "yeterince" yiyiyor, aralarda bolca -isterseniz- ballı, limonlu yeşil çay içiyor, ikindide kuru meyve ve çiğ badem, fındık ile ara öğün yapabiliyorsunuz. Tatlı olarak; mesela bal ile pişmiş, tahin-cevizli kabak tatlısı veya cevizli incir tatlısı da 1-2 öğünde bonus olarak yenebiliyor...
Arınma programının bitiminde de; bilinçli ve sağlıklı beslenmeyi seçmeniz, doğal ürünleri-mevsimindeki sebze ve meyveleri tercih etmeniz, rafine edilmiş hiçbir ürünü evinize sokmamanız, kuzu eti- köy tavuk ve yumurtası- keçi peyniri ve sütü- ev yoğurdu- doğal ekmek tüketmeniz (bulamıyorsanız tüketmemeniz) öneriliyor. Detaylı bilgi sitesinde...
ARA ÖĞÜN YOK

MPG Programı (2009): Sevgili Mehtap Hoca'nın Programı. 2009'da oluşturduğu sınıf ve yayınladığı listeler ile 12 kg. kadar verdim. 2010'da tekrar grup oluşturdu, yeni listeler verdi. Blogunda pek çok başarı hikayesi var. Bütün bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
3 ANA, 2 VEYA 3 ARA ÖĞÜN

Kuantum Terapi (2010): Bel fıtığımı tedavi için gittim "ağrı tedavi merkezi"ne, Uzm. Dr. Erhan Özer'e... Gıda Intoleransı testiyle beraber "Bioenerji Regülasyon Tedavisi; Quantumtherapi"ye başladım. DKZ'ye benzettiğim ve beğendiğim bir sistem. İlgilenenler için, verilen önerileri daha sonra yazacağım.
ARA ÖĞÜN YOK

Yardımcı Yöntemler:Üye olunan kulüpte fitness (6 aylık üyelikten son anda vazgeçildi, 1 aylık aidat ödendi; sadece 1 gün gidildi!) :(

Karboksipunktur (2011): Dr. Fevzi Özgönül'ün programı. Karatay Diyeti ile çok benziyor. 15 seanslık paketten hâlâ alacaklı olduğum seanslarım var.
ARA ÖĞÜN YOK

90 Gün Diyeti (Aralık 2011- Ocak 2012) : 90 gün sürmesi gereken, sabah kahvaltısını sadece meyve veya meyve suyu ile yapacağınız, 4 günlük döngülerle her gün farklı bir besin grubunu (Sırayla; Protein, Nişasta, Karbonhidrat, Meyve) tüketeceğiniz, her 29. gün ise sadece su ve bitki çaylarına izin verilen diyet modeli. 43 gün yaptım ve yaklaşık 7 kilo verdim. Araya sosyal hayat girince devam edemedim ama eğlenceliydi... Tüm bilgiler burada
(ACIKILIRSA)ARA ÖĞÜN OLARAK MEYVE VE -AZ-ÇİĞ BADEM-FINDIK VAR

Kendi Diyet Listemi Kendim Yaptım Programı (15 Şubat-24 Şubat 2012): Özgürleşmek adına, tek bir listeye bağlı kalmadan; ortam, şartlar ve psikolojime göre hareket etmeye ve liste oluşturmaya karar verdim. Henüz oluşturma ve deneme aşamasındayken; 3 ana ve 2 ara öğün yaparak, kalori hesaplamadan, değişim listeleri üzerinden gittim. 1 hafta sonra tartıldım ve -800 gr. gördüm. İkinci hafta aynı sisteme devam kararı aldım, işin içine sporu da katarak başarıyla uyguladım  fakat son 4 gün koptum! Sebep, iradesizliğim ve çaresiz kaldığım olaylara karşı hıncımı yiyerek alma alışkanlığımın depreşmesi!!! Anladım ki; "kendi listemi kendim yaptım programı" benim için daha çok erken; "önce biraz piş bakalım" dedim kendime...

1 mart 2012 itibariyle son durum*: Dün genel tahlillerimi yaptırdım ve kendimi profesyonel ellere emanet etmeye karar verdim...
* bu başlık, açtığım ve açacağım son başlık olsun! İNŞALLAH!

20 Şubat 2012 Pazartesi

Hafifliyorum1 : Diyet Geçmişim*


Yıllar önceki düşüncemdi; gün gelecek zayıflayacak, diyet bloguma nokta koyacak ve ne zamandır istediğim yemek blogumu açacaktım. Yemek blogum olduğunda da, meşhur "#Ye" etkinliklerine katılacaktım.
Yıllar geçti, yemek blogu açamadım ve hiçbir zaman bir etkinliğe katılmadım.

Fakat şimdi, geçen postumda yazdığım vesileyle, biz diyet bloggerları da bir çeşit etkinlik başlatıyoruz: "Hafifliyorum1: Diyet Geçmişim"




 
Diyet blogu sahipleri veya hayatının bir döneminde diyetle hayatı kesişmiş olanlar; "şimdiye kadar hayatınıza giren diyetleri, beslenme modellerini ve zayıflamak için başvurduğunuz yöntemleri" paylaşmak ister misiniz?

Eğer cevabınız evetse;

  • "Hafifliyorum" etkinliğine katılmak için, blogunuz-web sayfanız varsa; sağdaki logonun altında yer alan etkinlik kodunu alıp sayfanıza yerleştirmeniz,
  • 1 Mart 2012 tarihinde "Hafifliyorum1: Diyet Geçmişim" başlığı ile hikâyenizi blogunuz veya web sayfanızda yayınlamanız (benim gibi daha önce yayınlayanlar, o gün bir kez daha yayınlasınlar lütfen) ve yazınızın linkini ipkery@gmail.com adresine göndermeniz gerekmekte...
  • Gelen tüm yazıların adresleri 2 Mart tarihinde bu blogda yayınlanacak.
Amacımız; bazen yok saydığımız, ama çoğunlukla da hayatımızın merkezine oturmuş "kilo problemi"nden kurtulma mücadelemizde, önce eskiyle yüzleşmek... Yaşadığımız diyet maceralarımızı hatırlamak, kendi hikâyemizde farkedemediğimiz hataların , belki okuyacağımız başka bir hikayeyle farkına varmak...

Ve tüm bunların sonucunda da, "hafiflemek"; önce duygularımızda, sonra da tartıda :)

Etkinliğe katılan herkese şimdiden teşekkürler...


not1: yazıya başlarkenki cümlemi tekrar okudum da, ""kilo verince..." diye kurduğum ne çok cümle oldu" dedim kendi kendime:
- "kilo verince....... yapacağım",
- "kilo verince...... alacağım",
- "kilo verince, falancaya........diyeceğim"
...belki bundan sonraki etkinliği alacak arkadaşım böyle bir konu seçer :)

not2: bu konuya "kimler geldi kimler geçti"den başka bir parçanın eşlik etmesi düşünülemezdi, değil mi?
:)

*etkinlik başlığını "Hafifliyorum1: Diyet Geçmişim" olarak yazalım. "Hafifliyorum"; hem ruh, hem beden olarak arındığımızı sembolize etsin istedim. Dilerseniz, sonraki etkinliklerde değiştirebiliriz..