15 Ocak 2012 Pazar

34/90

Dün gece yatmadan herkesi tembihledim: Sabah erken kalkmak yok, ona göre!

Bunun iki sebebi vardı:

Birincisi; hafta içi okul, hafta sonu ders-kurs derken, her sabah alarmla uyanmak mecburiyetinden kurtulmak.

İkincisi; ailenin pazar kahvaltısı saatini, benim protein gününün öğle yemeğine denk getirmek.

Saat 10:00 da kalktım, eşimle kendime birer bardak portakal suyu hazırladım. Yeni beslenme düzenimde vücudun alıştığı kahvaltı saatini kaçırmamış olayım diye... Sonra biraz daha miskinlik yaptım, gazetelere göz attım, vs. derken 12:00'de kahvaltıya oturduk. Bal, reçel, vs. tatlı türler hariç, istediğim her şeyi yedim; 1/4 simit, 1 dilim ev ekmeği, ceviz ve sucuk da dahil...

Tam kahvaltıdan kalktık, üst komşum kahveye çağırdı. Oğlu asker dağıtımına geldi dün akşam, gitmek istiyordum zaten. Hemen dolaptan geçen gün oğlanın pastasının süslemesi için hazırladığım truf hamurunu çıkardım. Şekil verdim, fıstık ve kakao ile kapladım. Mini kapsüllerden kalmamış; tabağa koydum, kürdanladım ve tabağın kenarlarına da kakao ve fıstık eledim. Çok makbule geçti. Ben sadece "sade kahve"mi içtim, biraz oturdum, döndüm...

Saat 16:30 olduğunda hâlâ toktum. 17:00 gibi çocuklar kahve istedi. Köy sütü ile Nescafe Green Blend hazırladım, kendime de... Diyorum ya, protein günü olunca ne kadar süt ve süt ürünü varsa tüketmek istiyorum. Tabi kaju fıstığı protein sayılmıyor ama 4-5 tane attım ağzıma...

Akşam yemeği için -ortancanın doğum gününü de kutlarız diye- Dönerci Ali Usta'ya gidelim dedik ama benim sevgili evci çocuklarım "dışarı çıkmayalım, pizza yiyelim" dediler... Durum böyle olunca, ben de 2 yumurta ile omlet yapmayı düşündüm veya ton balıklı salata... Ama şu saat itibariyle hiç aç değilim. Eşimin akşam getirdiği çiğköftenin bir kısmını 'yumurtalı çiğ köfte'ye çevirip, proteince zenginleştirebilir (!); bol salata, ayran veya yoğurt ile yiyebilirim diyorum. Bakalım...

* * *

Bir  "proteinli pazar günü"nü de böylelikle tamamlıyor, yatmadan sporumuzu yapmayı ihmal etmiyoruz :)

Hiç yorum yok: