Önce Edirne, oradan da 1 günlüğüne Bulgaristan... Çıkışımız öğleden sonra 3'ü bulacak. Bu yüzden öğle yemeğimi ıspanaklı yumurta olarak yiyiyorum. Akşam yemeğinde olacakları biliyorum, bakalım nasıl başa çıkacağım...
Hazırlık yapıyorum:
- Akşam için (Edirne) ton balıklı salata (limonumu bile sarıp yanıma aldım).
- Ertesi sabah (Bulgaristan) kahvaltı için (olur da bulamazsam diye) 1 kutu yağsız süt ve içine karıştırılmak üzere toz kahvaltılığım...
- Öğle (nerede olacağımız belli değil) karnabahar haşlama ve ton balığı...
- Poşet yeşil çay (yaseminli ve tarçınlı)
- Bol su
Oradan çıktık, Edirne Badem Ezmesi ve Kavala Kurabiyesi hediye paketlerimizi hazırlattık. Yolda yemek için ise ayrıca sardırdı eşim ezme ve kurabiyeden... Afiyetle de yediler. Ben ise habire su içtim (tabi tuvalet mola noktalarını hesaplayarak), bir de hiç huyum değilken bu diyetle başladığım şekersiz sakıza dayandım.
Zor geçiyor zor...
Ama dönmek yok!
2 yorum:
Gerçekten öyle zorki, dünyada bu kadar tatmayı bekleyen lezzet varken, hepsine boş vermek.
Çok kolaylıklar diliyorum size..
Teşekkür ederim Aslı.
Ben düz yollardan gidemiyorum maalesef! "Böyle rijid beslenme tarzı ile başlayıp, sonrasında yavaş yavaş normale geçmek" benim yapıma daha uygun... Bu sebeple, şu anda çok zorlansam da, kendime şöyle diyorum; "Hepsi bildiğim tatlar, bir süre yemesem ne olur ki... Zamanı geldiğinde, tüm tatlara yeniden merhaba diyebileceğim. Bu geçici bir süreç..."
Bu işi doktor kontrolünde yapıyor olmak da, ayrıca güç ve moral veriyor :)
Sevgiler :)
Yorum Gönder