15 Ocak 2012 Pazar

"Kilo Vermek" mi, "Zayıflamak" mı?

Ya sadece 30 dakika!

15 dakikası yürüyüş, kalan sürede de yerde basen hareketi ve bacakların üst kısmına yönelik esnetme hareketi; hepsi bu!

Sabah yataktan kalkacağım, bacaklarımın arka tarafları sızlıyor. Uyku sersemi anlamadım önce, sonra hatırlayınca gece egzersiz yapıp yattığımı; hem sevindirik oldum, hem de şaşkın...

Biliyordum son 1 seneyi aşkın süredir vücudumun ne kadar hamlaştığını, iyice  'kalas, kütük, odun' -hangi tabir en çok yakışırsa artık- formuna girdiğimi... Evet en az 1 senedir "oturan boğa" nickim benim ! (inek mantıklısı ama kibar olmayacağından kullanmadım!)

Bugün-yarın, bugün-yarın, bugün-yarın; hep erteleme ama nereye kadar? Daha ne bekliyorum acaba? Her geçen zaman aleyhe işliyor, biliyorum. Bacaklarım şimdiye kadarki en kalın hallerindeler, basen desen aldı başını gitti; örtmek için gardrobum türlü şallar, pançolar, uzun yeleklerle doldu. "Yeteeer!" diye içimden zaman zaman sessiz çığlıklar attım ama bu da beni bir türlü harekete geçiremedi.

Her işte bir hayır olduğunu bilirim, kabul ederim ya; işte dünkü meyve gününe karışan 1 kase "yağlı pop-corn" ve "balık kırıntıları"nın da hayrı bu oldu. Ceza olsun diye yaptığım 30 dakika egzersiz beni kendime getirdi ve kafama dank etti ki; "BEN SALT KİLO VERMEK İSTEMİYORUM, ZAYIFLAMAK VE FİT OLMAK İSTİYORUM!"

  • Yürüyüş bandımın durduğu balkonu toparlıyorum hemen, zira çok uzun zamandır o balkon çamaşır kurutma için kullanılıyordu. Yürüyüş bandı ise toplanmış ve üzerine bir örtü atılmış, kenarda atıl beklemekteydi.
  • Balkonun duvarına aylar önce IKEA'nın fırsat reyonundan aldığım rafı çaktırıyorum, mini cd-player, kolonlar ve cd'lerim için bir köşe yapıyorum.
  • Misafir salonunu spor salonu haline çeviriyorum. Oturduğumuz salondaki TV'nin karşısında yürürdüm Leslie Sansone ile... Bazen de Slim in 6 ve Callanetics yapardım... Fakat burası ortak kullanım alanı olduğundan, spor yapmak için uygun zamanlar ya sabahın köründe veya gecenin sonunda olmak zorundaydı. Şimdi bu zamanlama sorunu da çözülmüş olacak. Notebook'uma bağlayacağım 2 mini kolonla bu iş çözülür :)
  • Yine atıl haldeki titreşimli vücut masaj aletimi de baş köşeye getiriyorum. TV'de sevdiğim bir programı izlerken; bacak, basen titretsin dursun...
  • Kendime süre veya kesin kurallar koymuyorum: Ne zaman yapabilirsem, ne kadar süre yapabilirsem, hangi  sporu yapabilirsem; hepsi benim o anki isteğime bağlı olacak!
  • Mehmet Öz "kilo vermek için her gün 10.000 adım atın" demişti bir programında. Bunu duyunca, 2 sene önceydi galiba, DOĞUBANK'dan bir adım ölçer almıştım. Arada estiğinde takıyorum ama çoğunlukla da dolabın köşesinde duruyor (ayran gönüllülüğümden bir örnek daha...) Bu adım ölçeri her gün kullanmaya başlıyorum. Gün içinde attığım adım sayısını öğrenmek ve günler arasındaki farklılıkları takip etmek için... Her günle ilgili not alıyorum, diğer yolculuk notlarımda paylaşıyorum.
Biliyorum, hayatıma yeniden sporu aldığımda mutlu olacağım. Bu sabah kalktığımda, bacaklarımda hissettiğim ağrının yüreğime verdiği mutluluk ile tekrar hatırladım bu duyguyu... Artık bunun sebebi "Endorfin Hormonu" mudur, bilmem. Ama işin özü ve Türkçesi şu ki; "SPOR YAPINCA VİCDANIM RAHAT EDİYOR, bu yüzden ben de MUTLU VE HUZURLU OLUYORUM"...





4 yorum:

Adsız dedi ki...

Diyetsiz spor olmuyor canım harekete geçmene sevindim.

Aysel dedi ki...

Ben tombik hatunların zeki, çevik ve spor yapanını severim.

Doğru yolda bir adım daha. Tebrikler...

Terazi dedi ki...

İnşallah bu harekete geçiş dönemsel olmayacak ve bir yaşam biçimine dönecek. 2012 bunu gerçekleştirdiğim(iz) yıl olsun...

Seda bu arada kullandığın template çok sevimli, bayıldım :)

Sevgilerimle

Terazi dedi ki...

Aysel'cim, "zeki" bölümü için bir şey diyemeyeceğim ama "çevik" olmayı çok istiyorum. E, bu da oturarak olmuyor; illa spor, illa spor...

Sevgilerimle