5 Haziran 2012 Salı

Değişim Günlüğüm / 72. Gün

Doktorum da onayladı, hiçbir şey olmamış gibi, kaldığım yerden devam ediyorum normo protein programıma... Bulgaristan'da da kontrollü serbestlik olacak; yani seçimde serbestim ama miktarda değil... Çok iyi oldu bu çünkü eğer elimde bir program olur ve orada bunu uygulayamazsam, kasardım. Halbuki şimdi seçici olarak, ne yiyip ne yemiyeceğimi kendim belirleyeceğim. Öğleyin kaçarsa, akşama dengeleyeceğim. Benim için de sınav olacak bu; iyi bir sınav!

* * *

Cumartesi zaten çok ama çok yorulmuştum. Üzerine pazar günü de hareketli geçince, belim sinyal vermeye başladı. Dün -çocuklar da okula gitmeyip evde kaldıklarından- işe gitmedim, ben de kaldım onlarla evde...

Fakat bir kez daha anladım ki, evde kalmak bana hiç yaramıyor. Kendimi iyice hasta hissettim; tüm gün tembel tembel oturdum, yattım, başım ağrıdı, belim ağrıdı, bacaklarım ağrıdı, vs. vs... Mutfağa gittikçe, çekmeceleri karıştırdım, karıştırdıkça ve oradaki "cıs" mamaları gördükçe iyice moralsizleştim. "Moralsiz ve ağrımadık yeri yok" halde pinekledim durdum yatana kadar. Sabah da aynı ruh halinde (hatta "ruh gibi" demek daha doğru) evde dolanırken, "eşim hiç iyi görünmüyorsun!" dedi, "canıımm, vah vah, açlıktan mı bu hale geldin?" diye iyice moralimi bozdu! Şaka yapıyor güya ama hiç kaldıracak halim yok! Evden çıkmak istemiyor canım ama etkinlik var, gitmem lazım!

"Ya, n'oluyor sana" diye kızdım kendime... Her bahar bu halde olurdum ben; "yine bir bahar ve ben yine kilo veremedim" diye üzülür, depresif halin birinden çıkar birine girerdim... Sonra da bu hallerden kurtulmak için yerdim de yerdim! Şimdi şen şakrak olmam lazımken, bu ne hâl!

Bu fırça işe yaradı! Giyindim, süslendim, kendimi evden attım ve canım işime geldim. İyi ki de geldim, resmen canlandım!

Bir kez daha, Allah'ım sana şükürler olsun!

8 yorum:

SKINNY dedi ki...

terazi bence cok iyi yapmissin. bende senin gibi yapiyorum yani kotu kismini kilo veremeyince depresyona girip daha cok yiyorum. Giyinip disari cikmak diyet kisir dongusunden kurtariyor insani. kafam baska seyler mesgul olmasi iyi bir sey.

Terazi dedi ki...

Merhaba skinny, ne hoş seni tekrar duymak :) Yazmaya başlamana sevindim.

Takipteyim ;)

InceBelli dedi ki...

Bu bahar baska bahar olacak Terazi, sakin unutma!
Bu bahar, miladimiz olacak, iiinsallah!

Terazi dedi ki...

Oldu canım olduu!

Bu bahar kıyafetler hafif, biz hafif... OOhh, mis!

Daha ne olsun, di mi :)

Zaten onun için kızdım kendime ama neyse ki çabuk toparladım :)

nagihan sel dedi ki...

önemli olan yaşadıklarından ders almak ki sen almşsın...düşe kalka yolumuza devam!!!

Derya dedi ki...

Zaten o aradaki motivasyon düşmeleri moral bozulmaları olmasa çok iyi olucakda.Bazen benimde modum düşüyor eğer birşeye canım sıkılsa moralim bozulsa hemen yiyecek birşeyler arıyorum.Ama hayat hergün güllük gülistanlık olmuyor.Bazen bozuk bir hava bile modunuzu etkileyebiliyor.Sizin gibi yapmak lazım hemen kendine gelmek gerekiyor toparlanıp diyete devam:)



Bende bloğuma beklerim:)
http://hayatpaylastikca.blogspot.com

Terazi dedi ki...

Yıllara mâl olsa da, evet nagihan'cım; galiba bu sefer dersimizi almışız, ezberimiz tam! Mezun olmadan bırakmak yok!

:)

Terazi dedi ki...

Öyle zamanlar oluyor ki; freni patlamış kamyon gibi, önüne ne gelirse silip süpürüyor insan... Tutamıyor kendini, engelleyemiyor bir türlü...

İşte böyle zamanlarda, -mümkünse- ilginizi başka yere yöneltmek gerektiğini söylerler...

Veya bir yerde okumuştum; kendinize 3 gün verin ve o 3 gün dilediğiniz gibi yapın kaçamağınızı... Ama sonra bitirin ve kaldığınız yerden devam edin. Hatta "mevsimlerden roma" blogunda Mehtap hanım böyle kaçamaklı zamanların ardından şunu öneriyor; 3 gün klasik kahvaltınızı yapın (1 dilim ekmekli, peynir, zeytin, yeşillik, vs..), öğle ve akşam yemeklerinde ise sadece et ve salata(1tk z.yağlı) veya etli sebze yemeği(1 tk z.yağlı) yiyin; hiçbir şekilde ekmek, pirinç, patates yok!

Uygulayabilsek keşke, di mi?

Ziyaret edeceğim blogunu; hemen...