31 Mayıs 2012 Perşembe

Değişim Günlüğüm / 67. Gün

Bu aralar ;

  • İltifatlara teşekkür ediyor, "nasıl yani?" lere cevap veriyorum...
  • Dolapları karıştırıp karıştırıp; "Aaa şunum da varmış!", "Ooo bunum da varmış!" diye nidalar atıyorum...
  • İltifatlara teşekkür ediyor, "nasıl yani?" lere cevap veriyorum...
  • "Ya, bu daha bana olmaz" deyip, yine de bir umut denediğim kıyafetlerimin içine girmekle kalmayıp, hafif bol bile geldiğini görünce şaşırıp kalıyorum...
  • İltifatlara teşekkür ediyor, "nasıl yani?" lere cevap veriyorum...
  • İnternetteki mağazalardan topuklu ayakkabı modellerine bakıyor, topuklu ayakkabının bende yavaş yavaş tutkuya dönüşmesine izin veriyorum...
  • İltifatlara teşekkür ediyor, "nasıl yani?" lere cevap veriyorum...
  • Poşetlere doldurmaya kıyamayacağım kıyafetlerimi daraltmak için iyi bir terzi  arıyorum...
  • İltifatlara teşekkür ediyor, "nasıl yani?" lere cevap veriyorum...
  • 89.9'u görünce kendime alacağım hediyeyi, 84'ü görünce alacağım hediye ile birleştirmeye karar veriyorum...
  • İltifatlara teşekkür ediyor, "nasıl yani?" lere cevap veriyorum...
  • Dolabın dibinden çıkarttığım postişimle, yeni saç modelleri deniyorum...
  • İltifatlara teşekkür ediyor, "nasıl yani?" lere cevap veriyorum...
  • Spor yaptığım gün ve yapmadığım günün halet-i ruhiyemde yarattığı farka hayret ediyorum...
  • İltifatlara teşekkür ediyor, "nasıl yani?" lere cevap veriyorum...
  • Hâlâ kabızlıkla uğraşıyorum...
  • İltifatlara teşekkür ediyor, "nasıl yani?" lere cevap veriyorum...
  • Birkaç ay sonra bu blog misyonunu tamamladığında, açacağım yeni blog hakkında planlar yapıyorum...
  • İltifatlara teşekkür ediyor, "nasıl yani?" lere cevap veriyorum...


Gün bir şekilde geçiyor da, en önemlisi; geceleri yatarken ve sabahları uyandığımda, disiplinli olmanın vicdanıma, ruhuma ve bedenime verdiği "dayanılmaz hafifliğin" tadını çıkarıyorum...








8 yorum:

InceBelli dedi ki...

Ne guzel...Ah ne guzel! Oh ne guzel!
Peki iltifatlara ne cevap veriyorsun? Ben ayni seyleri kaset gibi sariyorum da, surekli yanimdaki insanlar sykylmya basladi. Bir de artik utaniyorum soruldukca.
Bu ayni seye benziyo. Hani unlu olmaya baslarsin da, ilk zamanlar taninmak hosuna gider. Ama sonra bunalirsin, taninmamis olmayi dilersinonceki hayatimda cok taninmis biriydim de:)
Simdi ben de oyle oldum. Hep ayni sorular...Surekli. Anlatiyorum, bidaha soruyolar. Utaniyorum da tabi. Demekki eskiden neymisim ben diyorum:(

Terazi dedi ki...

Aynı benim hissettiğim duyguları yazmışsın Sevgili InceBelli :(

Bu akşam eve gelince geçtim aynanın karşısına, konuştum kendimle: "sen neymişsin be abi!" dedim... Sen ne haldeymişsin ki, insanlar hafif ölçekli bir şok yaşıyorlar!!!

Henüz 88.5 kilodayım ve bana "daha devam edecek misin?" diyorlar, inanabiliyor musun!

Resmi olanlar göz kontağında kalmaya gayret göstererek sürdüyorlar konuşmayı. Samimi olduklarım uzun uzun süzüyorlar, sağıma soluma bakıyorlar. "Çabuk anlat, n'aptın?" deyip özet geçmemi istiyorlar. Yuvarlıyorum, konuyu geçiştirmeye çalışıyorum ama konu "ee, n'aptın?" a geliyor tekrar... Ben de mecburen baştan sarıyorum anlatmaya ama -aynen dediğin gibi- devamlı yanımda olanlara gına gelmek üzere... Ben de utanıyorum artık ve bir yandan selam verirken arkadaşlarıma, bir yandan da "sormayın, bir şey demeyin, normalmişim gibi davranın n'olur" diye içimden okuyorum! :(

Hayır bir şey değil, bir de senin geldiğin rakamlara gelsem n'olacak; çok merak ediyorum!

Mucize dedi ki...

Terazi ve Incebelli,
cok imreniyorum bu yasadiginiz duygulara coook. bende isityorummm, aynisindan hemde.(bu arada ben dream70, belki incebelliyle olan diyaloglardan takip etmissindir, yeni rumuz muhabbetini)

Terazi dedi ki...

Merhaba Mucize :)

Blogun hayırlı olsun. Hemen ziyaret ettim ve takip listeme de aldım.İstediğin kiloya inmen dileğiyle, başarılar diliyorum.

Sevgiler:)

dilek dedi ki...

Valla super gidiyorsunuz ne diyim sizi takip etmeye devam edecegim. Buraya 60 li rakamlari yazdiginizi da gorecegim. Buna yurekten inaniyorum. Hepimiz ayni yolun yolculariyiz hedeflerimize ulasmamiz dilegiyle. Sevgiler. Iskenderun'dan Dilek...

Terazi dedi ki...

Teşekkürler Dilek'cim :)

İnşallah yolculuktaki herkes, bizler de beraber; istediğimiz sonuçlara varırız...

Sevgiler :)

nagihan sel dedi ki...

canım heryerde görüyordum da bir türlü misafirliğe gelemiyordum bugüne kısmetmiş.seni hep sessiz takipçi olarak bilirdim ama ne güzel bir ifade tarzın varmış..hem de ne güzel disipline olmuşsunda 70 günü bile geçmiş...maşallah diyorum ..
nasıl yani leri anlamadım nasıl kilo verdiğini mi soruyorlar..bir de son paragrafa bayıldım ben de o duyguyu yaşamıştım 66 olurken ama şimdi 89um :((

Terazi dedi ki...

Hoşgeldin, sefalar getirdin :)

"nasıl yani?"'ler; hayret, inanmazlık duygularından bolca içeren, bunun yanında mümkünse bi 'formül' almak isteğiyle de söylenmiş ama onunla da yetinmeyip, 'bu işte bi iş var!' süpheciliğine de sahip bir soru olmakta...

:)

İlk blog okumaya başladığım zamanlardan biliyorum ben de seni ki; o zaman henüz evlenmemiştin :) Zaman ne çabuk geçiyor!

Yine 66'lı rakamları görmen, o heyecanları tekrar yaşaman dileğiyle...